9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa – 165 (Yeni Müfredat-Yeni Kitap)(2017-2018) | Dersimiz Edebiyat
Loading Posts...

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa – 165 (Yeni Müfredat-Yeni Kitap)(2017-2018)

 Fakat İstanbullu Hoca bu yolu tutmamış, nefsini değil vatanını düşünmüştü. Buna, en parlak ve en

değerli ifadesi ile “nefsini feda etmişti,” demek gerekirdi.

Ve Doktor, Taşhan’ın önünden geçerken, düşünüyordu ki, bugün, Ankara denen bu ölü şehire ayrı hattâ destanî bir hava veren binlerce insanın, politikacısı dahil, askeri dahil, ne idiği ve ne istedikleri

bilinmeyenleri dahil, kaç tanesi İstanbullu Hoca’nın Küçük Ağa olmak için göze aldığı tehlikeleri, feragati ve didişmeyi göze almıştı veya alabilirdi?

Hâlbuki bu maceranın çok daha güzel, gönül bağlayıcı bir yönü daha vardı. Küçük Ağa hayatı çapındaki bu karardan hiçbir şey beklemiyordu, bekleyemezdi. O erdiği hidayetin, vardığı inancın, yarattığı yeni bir imanın peşine düşmüş, en asil mânasıyla, gönüllü bir er kişiydi. Yola çırılçıplak bir canıyla çıkmıştı, yolun sonuna da çırılçıplak bir canı ile varacaktı. Umduğu en büyük şeref, en parlak

kazanç gazilikti, şehadetti. Doktor:

“Eli öpülür bu adamın,” diye mırıldandı. İstanbullu Hoca’nın sırrını elbette kalbine gömecekti. Artık

İstanbullu Hoca onun için de yoktu, onun için de rahmetle anılacak bir ölü idi. Salih’in sır saklayışını

yalnız güzel bulmakla kalmıyor, saygı ile düşünüyordu… Ve Küçük Ağa için Salih’i bulmak başta, elinden gelen her şeyi yapacaktı.

 

 

Küçük Ağa, çok sevdiği Emine’nin öldüğü günün sonunda Ankara’ya hareket eder. Orada Mehmet

Akif ve Hasan Basri Bey ile tanışır. Millî Mücadele için çalışmaya devam eder. Ankara’da yeni kurulan devletin varlık mücadelesi vardır. Bundan sonra Küçük Ağa için de yeni bir dönem başlamıştır.

Tarık Buğra, Küçük Ağa

Metinde Geçen Bazı Kelime ve Kelime Grupları

eşhas: Kişiler, şahıslar.

lata: Osmanlılarda ilmiye sınıfına ait kişilerin giydiği bir tür üstlük.

lapçın: Tabanı meşinden olan mest, bir tür ayakkabı.

salta: Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.

 

 

Metin ve Türle İlgili Açıklamalar

1963 yılında yayımlanan Küçük Ağa adlı romanda, I. Dünya Savaşı sonrası dönem anlatılmaktadır. Tarık Buğra, Küçük Ağa’da Akşehir’i merkeze alarak Kurtuluş Savaşı’nın bir dönemini anlatmıştır. Yazar, roman kahramanlarından Çolak Salih’i Akşehir’de tanımış ve onun anılarından hareketle bu romanı kurgulamıştır.

Küçük Ağa’da kahramanlar, ait oldukları sosyal çevrenin diliyle konuşturulmuştur. Romanda diyalog, iç konuşma, anlatma, gösterme, özetleme anlatım tekniklerine başvurulmuş; betimleyici, eleştirel bir anlatım tutumu tercih edilmiştir Küçük Ağa, 1983 yılında TRT tarafından dizi film olarak çekilmiştir.

Yükleniyor...