TEŞBİH (BENZETME)
Aralarında ortak yön bulunan iki şeyden zayıfın kuvvet­liye benzetilmesine teşbih denir. Benzetmede dört un­sur vardır. Bu dört unsurdan önemli olan iki unsuru vardır.
 Teşbihin Öğeleri
Benzeyen (zayıf olan)
Kendisine benzetilen (kuvvetli olan)
Benzetme yönü (iki varlık arasındaki ortak yön)
Benzetme edatı (gibi, kadar, sanki, misal, tıpkı, benzer, andırır, adeta…)

Örnek:
"Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgarın önüne atılmışam ben"
Benzeyen: ben
Kendisine benzetilen: kuru yaprak
Benzetme yönü: rüzgarın önüne atılmak
Benzetme edatı: misali

Benzetmenin türleri vardır:

1. Ayrıntılı Benzetme (Tam Benzetme) :
Benzetmenin dört unsurunun da  bulunduğu benzetme türüne denir.
 
"Güneş bir anne gibi durur başucunda"
Benzeyen: anne
Kendisine benzetilen: güneş
Benzetme yönü: başucunda durmak
Benzetme edatı: gibi

"Dalgalardan gemimiz martı gibi oynaktır şimdi."
Benzeyen: Gemi
Kendisine benzetilen: Martı
Benzetme yönü: oynak olması
Benzetme edatı: gibi

"Bir güzel yırtıcı kuş gördüm, baktım
Som mücevher gibi kan kırmızı tırnakları"
Benzeyen: tırnaklar
Kendisine benzetilen: som mücevher
Benzetme yönü: kan kırmızı
Benzetme edatı: gibi

 
Sular öyle temiz ki, annemin yüzü gibi.”
Benzeyen: sular
Kendisine benzetilen: annemin yüzü
Benzetme yönü: temiz
Benzetme edatı: gibi

2)    Kısaltılmış Benzetme:
Benzetme yönü söylenmeyerek yapılan benzetmedir. Okuyucu, ortak özelliği, kendisine benzetilenin çağrıştırdığı özelliklerden çıkarabiliyorsa benzetme yönü verilmeyebilir.

"Kardeşi tıpkı tilkidir, ondan kendini sakın."
Benzeyen: kardeşi
Kendisine benzetilen: tilki
Benzetme yönü: (yok)
Benzetme edatı: tıpkı

"Kutu gibi bir dairede oturuyor. “

Benzeyen: daire
Kendisine benzetilen: kutu
Benzetme edatı: gibi
Benzetme yönü: Yok. (küçüklük)

“Kardeşi tıpkı tilkidir, ondan kendini sakın.”
Benzeyen: kardeşi
Kendisine benzetilen: tilki
Benzetme edatı: tıpkı
Benzetme yönü: (yok)(kurnazlık)

3)    Pekiştirilmiş Benzetme:
Benzetme edatı olmayan teşbihtir. Benzetme edatının olmayışı, benzeyeni kendisine benzetilene daha çok yaklaştırır, teşbih böylece pekiştirilmiş olur.

"Bir siyah kadındır kaldırımlarda gece"
Benzeyen: gece
Kendisine benzetilen: kadın
Benzetme yönü: siyahlık
Benzetme edatı: Yoktur.

"Yollar köyleri saran eskimiş çerçeveler"
Benzeyen: Yollar
Kendisine benzetilen: Eskimiş çerçeveler
Benzetme yönü: saran
Benzetme edatı: yoktur.

“Yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık”
Benzeyen: Yollar
Kendisine benzetilen: yumak
Benzetme yönü: uzun ve dolaşık
Benzetme edatı: yoktur.

“Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz”
Benzeyen: Yollar
Kendisine benzetilen: yumak
Benzetme yönü: uzun ve dolaşık
Benzetme edatı: yoktur.

4)   Teşbih-i Beliğ (Güzel Benzetme)
Yardımcı öğelerin ikisinin de kullanılmadığı, sadece temel öğelerin olduğu teşbihtir. En çok tercih edilen teşbih türüdür.

“Mehtap kemer taze belinde
 Üstünde sema gizli bir örtü
Yıldızlar onun güldür elinde “
Benzeyen: Mehtap , sema
Kendisine benzetilen: kemer, gizli örtü  (2 tane beliğ teşbih vardır.)
Benzetme yönü: yoktur.
Benzetme edatı: yoktur.

"Selviler içinde bir alevdir Emir Sultan"
Benzeyen: Emir Sultan
Kendisine benzetilen: Bir alev
Benzetme yönü: yoktur.
Benzetme edatı: yoktur.
 
"Nedendir de kömür gözlüm nedendir
Şu geceki benim uyumadığım
Çetin derler ayrılığın derdini
Ayrılık derdine doyamadığım"
Benzeyen: göz
Kendisine benzetilen: kömür
Benzetme yönü: yok
Benzetme edatı: yok

"Karanfil oylum oylum
Geliyor selvi boylum
Selvi boylum gelince
Şen olur deli gönlüm"                                                   
Benzeyen: boy
Kendisine benzetilen: selvi
Benzetme yönü: yok
Benzetme edatı: yok

"Böyle yalçın dağlarda sessiz dolaşan kim
Köyler ufka dizilen tozlanmış bir resim"
Benzeyen: köyler
Kendisine benzetilen: tozlanmış resim
Benzetme yönü: yok
Benzetme edatı: yok

"Hızırım olursun elimden tutan
Mutluluk çevremde bir renkli çeyiz"
Benzeyen: mutluluk
Kendisine benzetilen: renkli çeyiz
Benzetme yönü: yok
Benzetme edatı: yok

5.  Temsilî Teşbih (Yaygın Benzetme):  Birden çok benzetme yönü olan teşbihtir.  Benzeyenle kendisine benzetilen arasındaki ortak özellikler genellikle şiirin bütününe yayılır.
KAR
Dışarıda yorgun adımlar…
Çalındı sonra kapım: "Acep gelen, bu zaman kim?" dedim, gidip açtım.
Görünce kalbimi oynattı bir küçük titreyiş
Garip çehreli, ağırbaşlı bir derviş.
Elinde buzdan asa, koltuğunda bir ney var.
Omuzlarında uzun, bembeyaz uzun saçlar…
Ne var, dedim, nereden geldin ihtiyar, ne adın?
Neden bu korkulu yollarda böyle geç kaldın?
 – Uzak, uzak dedi meçhul uzak ufuklardan
Sürüklüyor beni ruhumda duyduğum hicran.
Kutupların geçerek buzdan denizlerini
Ümidimin her tarafta aradım izlerini
Yabancı yolların üstünde ağladım, koştum.
Bahar âşığıyım, kıştır ismim ey dostum
Orhan Seyfi Orhon

Benzetme  Örnekleri:
Durmuş saat gibiydi durup geçmeyen zaman
Donmuş sükut içinde güneş görmeyen cihan
Köpek leşi gibi uyuyor şehir.
 
Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü.
 
 
Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya
Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya
Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı
Fark etmez anne toprak ölüm maceramızı
 
Eğer mezarda, şafak sökmeyen o zindanda
 
Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden                                
Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin
Yüz yıl önce sönmüş bir volkan gibi                                
Küskün ve yorgunum
 
İnsan bir ormandır derdim sana hep.
 
Rujlu dudakları açık bir yarayı andırıyordu.
 
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor
 
Erciş sapağında, Van Gölü mavi bir çarşaf gibi önüme serildi.
 
Fırtınada bir deniz feneri kadar yalnızdım.
 
İyi sözler söylenmiş bir kadın gibi güzelleşiyor dünya.
 
Traktör
Yaralı bir dinozor
Kazıyor toprağı
Pençeleriyle
 
Beş altı araba, gelin alayı gibi sıralandı.
 
Yerde bülbül sarışın bir şair
Güneş üstünde bir altın güldür
 
Sürüklenen bir kış ölüsüdür zaman.
 
Biliyorum / Şiir bir pencere kuşudur.
 
Bir bakışı vardı Esma'nın / Kavak yelleri gibi pırıl pırıl.
 
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım.