11. Sınıf Dil ve Anlatım Anlatım Yöntemleri Testleri-3 (Test Çöz – Online)

11. Sınıf Dil ve Anlatım dersi Anlatım Yöntemleri konulu 10 soruluk online test derledik. Dersimiz Edebiyat ailesi olarak başarılar diliyoruz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Anlatım Yöntemleri Testleri-3 (Test Çöz - Online)

Tebrikler - 11. Sınıf Dil ve Anlatım Anlatım Yöntemleri Testleri-3 (Test Çöz - Online) adlı sınavı başarıyla tamamladınız.

Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.

Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1

Bir sözlü edebiyat ürünü olan Manas Destanı, Kırgızların ulusal destanıdır. Manas Destanı’nı bilim dünyasına ilk kez Çokan Velihanov du­yurmuştur. Onu, bir bütünlük içinde ilk kez ya­yımlayan ise Türkolog W. Radloff'tur. Manas Destanı’ndaki yaşamın, 9. yüzyıl sonlarına ait olduğu görüşü yaygındır. Destan, öteki büyük destanlar gibi hem bir şiir hem de tarihsel ve toplumbilimsel bir belge olarak görülebilir. Destana adını veren Manas’ın yaşantısındaki değerler sistemi, Müslümanlıkla eski Türk ina­nışlarının bileşiminden oluşmaktadır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmiştir?

A
Açıklama
B
Tartışma
C
Betimleme
D
Örnek gösterme
E
Öyküleme
Soru 2

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekiler­den farklı bir duyuyla ilgili ayrıntıya yer ve­rilmiştir?

A
Otobüs hareket edince, arkaya doğru yürüdü ve yumuşacık koltuklardan birine oturdu.
B
Otobüste, ortaboylu fakat çok şişman bir adam ayakta duruyordu.
C
Şoför, bir kanarya kafesiyle otobüse binen kır saçlı ihtiyara ters ters bakmıştı.
D
Köprüyü geçerken denizin mavi sularına, sulardaki ışık oyunlarına, dalgalarla yarışan sandallara baktı.
E
Kaldırımlardan martı sürüleri gibi akın akın insanlar geçiyordu.
Soru 3

Mecaz, dili zenginleştiren, duygu ve düşün­celerin kapsamını genişleten, bir ifade şekli­dir. Kelimeler, mecazlarla, kendi anlamlarının dışında yeni yeni anlamlar kazanır ve dilin ge­lişip şekillenmesinde önemli bir rol oynar. Sa­natçılar mecazlar sayesinde yeni ve zengin imajlar yaratarak üstün bir ifadeye ulaşırlar; çağrışım zenginliği meydana getirerek söze kuvvet, güzellik ve canlılık verirler. Günlük ha­yatımızda bol bol kullandığımız “hayatım, canım, şekerim, tatlım, gülüm, çiçeğim vb.” sözleyişler mecazdır. Çünkü bu sözleri kendi anlamlarında değil, başka anlamlarda kullanı­yoruz. Bu sözlerle, o kimse arasında bir ilişki kurup sevgimizi, samimiyetimizi, ona bağlılı­ğımızı ifade ediyoruz. Bu parçanın anlatımında kullanılan yön­temler aşağıdakilerin hangisinde verilmiş­tir?

A
Tartışma, betimleme
B
Tanımlama, tanık gösterme
C
Öyküleme, betimleme
D
Açıklama, örnekleme
E
Karşılaştırma, tanık gösterme
Soru 4

Beş altı ay önce, yüksek rütbeli bir subay benim de öğretmen olduğum okula kızını ge­tirerek, son sınıf derslerine devam etmesine izin verilmesini rica etti. Genç kız ilk bakışta acayip bir etki bırakıyordu. Beyaz bir yüzü, omuzlarına dökülen uzun saçları, hafif tatlı esmer bir cildi vardı. Fakat gözleri çok tuhaftı. Donuk ela gözler... İnsan bunlara bakınca hiçbir şey anlayamıyor; fakat bunların mana­sız olduklarını da bir türlü kabul edemiyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinde verilenlere başvurulmuştur?

A
öyküleme - betimleme
B
Öyküleme - örnekleme
C
Karşılaştırma - örnekleme
D
Betimleme - tanık gösterme
E
Öyküleme - örnekleme
Soru 5

İçerim aydınlanıyor Umutlanıyorum yeniden Umut zaman demektir Yaşamak demek
Umut, bir çocuğun öpen ağzı demektir iyi niyetli çalışkan yüreği bir adamın Bir kadının gülen yüzü demektir
Yukarıdaki parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Bazı sözcükler mecaz anlamlarıyla kullanılmıştır.
B
Benzetmelerden yararlanılmıştır.
C
Soyut kavramlar, somutlaştırma yoluyla dile getirilmiştir.
D
Bazı sözcüklerin tekrarıyla anlatıma güç katılmıştır.
E
Düşünceler nesnel bir yaklaşımla aktarılmıştır.
Soru 6

Özellikle genç sanatçılar dile gereken önemi vermiyorlar. Unutmamak gerekir ki yazarlar için dil her şeydir. Bir yazarın bu gerçeği anla­maması, anlatımının yanlışlarla dolu olması korkunç bir şey! Yazarların üslupları güzel ya da kötü olabilir ama dili kötü kullanan kişi yazar olamaz, olmamalıdır. Çünkü her yazar öncelikle bir dil işçisi, her yapıt da bir dil ürü­nüdür. Bu parçanın anlatımında yazarın okuyu­cuya yönelen amacı aşağıdakilerden han­gisidir?

A
Olay içinde yaşatma
B
izlenim kazandırma
C
Bilgi verme
D
Kanıları değiştirme
E
Yorum gücünü artırma
Soru 7

Kemeraltı şimdi olduğu gibi o zamanlar da kentin canlı, hareketli merkezlerinden biriydi. Ancak bugünkü gibi değildi. Denizin hemen kıyıcığından başlardı. Küçük bir meydan... Ortasında süslü, narin yapısıyla saat kulesi... Yanı başında soyluluğunu çinilerinden alan minik cami... Gerisinde hükümet konağı... Ve sağına düşmüş Sarıkışla... Şimdi bunların çoğu yok. Saat kulesi ve cami, yerinden edi­lip başka bir yere taşınmış gibi. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde yer verilenlerden yararlanılmıştır?

A
Tanımlama, örnekleme
B
Açıklama, tartışma
C
Tanık gösterme, karşılaştırma
D
Betimleme, karşılaştırma
E
Öyküleme, örnekleme
Soru 8

Ruhsal uyumsuzluklar ve hastalıklar, alt sınıf­lar arasında eşitsiz bir dağılım gösterir. Alt sı­nıflara inildikçe davranış bozuklukları ve psikoz oranı artmaktadır. Buna karşılık üst sı­nıflara çıkıldıkça nevrozlar artış göstermekte­dir. ABD’de, New Haven kentinde örnekleme yöntemiyle yapılan geniş bir araştırmanın so­nuçları şöyledir: O yörede saptanan tüm ruh­sal bozuklukların ancak % 8’i en üst iki sınıfta toplanmışken % 37’si en alt sınıfta toplan­mıştır. Ruh hastalıklarının tedavi edilme ola­nağı da sınıflara göre ayrılık göstermektedir. Alt sınıflarda tedavi yöntemi daha çok hasta­neye yatırma, ilaç ve şok tedavisidir. Üst sı­nıflarda ise ayakta tedavi ve psikoterapi öncelikle uygulanmaktadır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde yararlanılmamıştır?

A
Örnekleme yapmadan
B
istatistiklere başvurmadan
C
Tanımlamalara yer vermeden
D
Açıklayıcı anlatım biçiminden
E
Karşılaştırmalar yapmadan
Soru 9

Farsçadan dilimize geçmiş olan “hane” keli­mesini ne de çok sevmiş ve benimsemişiz. Di­yebilirim ki, Farslar bile bizim kadar “hane” kelimesini dillerinde baş tacı etmemiş, bizim kadar bu kelimeden türetmeler yapmamışlar­dır. Arapça darp kelimesine hane’yi getirip darphane; Farsça kökenli çamaşır kelimesine hane’yi ekleyip çamaşırhane; Fransızca kö­kenli telgraf, konsolos kelimelerine hane’yi katıp telgrafhane, konsoloshane yapmışız. Türkçe kökenli kelimelere hane sözünün ek­lendiği örnekler ise pek çok: yağhane, balık­hane, basmahane, boyahane... Bu parçanın anlatımında aşağıdaki yön­temlerden hangisi kullanılmıştır?

A
Tanımlama
B
Örnekleme
C
Karşılaştırma
D
Alıntılama
E
Tartışma
Soru 10

Mutluluk; belki bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç gölgesindedir. Tedirgin edilmeden uyu­nan bir toprak parçasındadır. Bir bahar saba­hında çıplak ayakla koşulan ıslak çimenler­dedir. Sıcak bir günün bitimine doğru birden­bire esiveren serin bir yeldedir. Güvenli bir dü­şüncenin aydınlığında, sıcacık bir omzun, dizlerin yumuşacığındadır. Kim bilir, belki de istekle ısırılan ekşi bir peynir diliminde, bak­kaldan alınan paketi taşırken dergilerden ya­pılmış kesekâğıdında göz ucuyla okunuveren güzel bir sözdedir. Mutluluk, belki de vapurla­rın tepesinde çığlık çığlığa uçuşan martıların yaşam öykülerini bilmededir. Bu parçada aşağıdaki duyulardan hangi­siyle ilgili bir ayrıntıya yer verilmemiştir?

A
Dokunma
B
Tatma
C
Koklama
D
İşitme
E
Görme
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
10 tamamladınız.
error: Maalesef! İçerik kopyalanamaz.