11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri-2 (Test Çöz – Online)

11. Sınıf Dil ve Anlatım dersi Paragraf Yorumu konulu 10 soruluk online test derledik. Dersimiz Edebiyat ailesi olarak başarılar diliyoruz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri-2 (Test Çöz - Online)

Tebrikler - 11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri-2 (Test Çöz - Online) adlı sınavı başarıyla tamamladınız.

Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.

Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1

Bir çoğumuzun kafasında yerleşmiş yaygın bir inanç vardır. Denir ki eserin anlamını yazarın­dan daha iyi kimse bilemez; eser onun elin­den çıktığına göre eserde ne anlatıldığını, nasıl yorumlanması gerektiğini o bilir. Eserin gerçek anlamı yazarın düşündüğü anlamdır. Bu id­dianın doğru olduğunu sanmıyoruz. Yazarın anlatmak istediği ile anlattığı şey her zaman aynı olmaz. Bazen biz de konuşurken sözü­müzün yanlış anlaşıldığını görerek “Ben onu demek istemedim şunu demek istemedim” der ve meramımızı yeni baştan anlatmak için sözlerimizi değiştirerek aynı şeyi başka şe­kilde söylemek gereğini duyarız. Aşağıdakilerden hangisi paragraftaki dü­şüncelerle çelişir?

A
Yazar, anlatmak istediklerini her zaman eserine yansıtamayabilir.
B
Eserdeki anlam, yazarın anlatmak istediğidir.
C
Eserdeki anlam, yazarın anlatmak istediği veya okuyucunun anladığı şekilde de olabilir.
D
Bazen bizim de anlatmak istediklerimiz yanlış anlaşılabilir.
E
Bir eseri okuyucusu kendince yorumlayabilir.
Soru 2

Edebiyat türleri içinde en önemli politik rolü her zaman roman yüklenmiştir. Aydınlar ara­sında İnsanlarla en yakın ilişkisi olan romancı­dır. Romancıda gözlemci niteliklerinin bulun­ması gerekir; çünkü romanlarında insanları ve onların içinde yaşadıkları çevreyi dile getirmek ve bunları tanımak zorundadır. Burada, ro­mancının kafasından birşeyler uydurmadığını anımsatmak gerekir. Romancı yaratır, ama ya­ratısını gerçeğe dayandırarak, bu gerçeği güncel yaşamdan, insanlardan ve bir çevre­den çıkartarak örneğini toplumdan alarak ya­ratır. Paragrafa göre aşağıdakilerden hangisi bir romancıda bulunan özelliklerden değildir?

A
İyi bir romancı birçok ilme de vakıf olmalıdır.
B
Romancının yaratıcı bir özelliği vardır.
C
Toplumla en güzel diyaloğu olan sanatçı, romancıdır.
D
Romancı bir ütopyadan bahsetmez.
E
Romancı iyi bir gözlemcidir.
Soru 3

Tolstoy’u, sanatı eğitici olarak gören diğer dü­şünürlerden ayıran bir nokta da bu eğitimin duygulara dayandırılmasıdır. Genellikle eğiti­cilik yönü bilgisel bir yöndür. Okura sanat yoluyla bazı bilgiler kazandırır; uygun örneklerle ahlâk dersi verilir ya da bazı gerçekler açıkla­nır. Tolstoy ise sanatın eğiticilik rolünü belli duyguları aşılamakta bulur, insanları duygu­larda birleştirmek suretiyle sanatın topluma yararlı olacağı kanısındadır. Bu bakımdan Tolstoy’la, insanların gözünü gerçeklere açmak isteyen Brecht, çok ayrı uçlarda yer alırlar. Paragrafa göre Tolstoy ile Brecht arasın­daki temel farklılık aşağıdakilerden hangisidir?

A
Brech’in eğiticilik öğesindeki ılımlı yaklaşımı.
B
Ait oldukları kültürlerin farklılığı
C
Sanatın eğiticilik yönüne farklı yaklaşımları.
D
Tolstoy’un sanattaki eğiticilik öğesini benimsemeyişi.
E
Her ikisinin de farklı akımlara bağlı oluşu.
Soru 4

Halk için yazayım derken, romanın sanat yö­nüne, tekniğine hiç özen göstermemesi Gür­pınar’ın usta bir yazar olmasını engellemiş tek kelime ile onu basitliğe sürüklemiştir. Bu yüz­den bazı eleştirmenlerce küçümsenmiş ve hor görülmüştür. Ama bütün kusurlarına karşın, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi “Türk ro­manında hakiki konuşma Hüseyin Rahmi’yle başlar (...) Edebiyatımıza sokak onunla gir­miştir.” Gerçekten de Türk romanına İstan­bul’daki günlük yaşamın canlılığını ve sıcaklığını ilk getiren odur. Paragrafa göre, Gürpınar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Eserlerinde psikolojik tahlillere sıkça yer vermiştir.
B
Halk için yazmayı kendine ilke edinmiştir.
C
Romanın sanat yönüne pek özen gösterilmez.
D
Birçok eleştirmence küçümsenmiştir.
E
Sokak, edebiyatımıza onunla girmiştir.
Soru 5

Richards, “Şiir psikolojik bir olaydır, bir ya­şantıdır” derken kimin yaşantısını düşünüyor? Şair kendi iç dünyasında birtakım duygulara itilerek, tavırları düzenler ve bu yaşantısını bir metin halinde dile getirir. Öyle ki, metni oku­yanlarda da şairinkine yakın bir yaşantı mey­dana gelir. Ama bu aktarım işinde iki yaşan­tının özdeş olmasını engelleyecek nedenler vardır. Sözcüklerin anlamı her okurda az çok değişik çağrışımlar uyandıracaktır, çünkü her birimiz için sözcüklerin çağrışımları farklı bağ­lamlarda yer alır. Parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A
Şiir psikolojik bir olaydır.
B
Şiir diğer edebi türlerden çok farklıdır.
C
Şiir, şairinin iç dünyasını yansıtır.
D
Şair ve okuyucu bir şiirde aynı iklime girer.
E
Şiirdeki anlam her okuyucuda farklı çağrışımlar uyandırabilir.
Soru 6

Yazarın yorumu ile yetinmememizin başka ne­denleri de vardır. Çoğu kere iyi bir sanat ese­rinde sanatçının farkında olmadan koyduğu şeyler bulunur. Eserin anlamı onun sandığın­dan daha zengindir. Birtakım meziyetleri var­dır ki bunları kendi düşünerek, hesaplayarak sağlamamıştır. Eleştiriciler onları meydana çı­karabilir; yeni anlamlara işaret edebilirler. Ni­tekim bütün sanat eserleri çağlar boyunca didiklenmiş, yeni yorumları yapılmış, gizli kal­mış zenginlikleri belirtilmiştir. Hamlet eleştiri­leri bu söylediğimizi doğrulayacak bir örnektir. Parçanın temel düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A
Birçok sanat eseri vardır ki çağlar boyunca yeniden ele alınmıştır.
B
Bir eser için, sanatçının yaptığı yorum en gerçekçi olanıdır.
C
Kimi sanat eserlerinden yeni yeni incelikler çıkarılabilir.
D
Eleştirmenler, bir sanat eserindeki incelikleri çıkarabilirler.
E
Hamlet üzerine yapılan eleştiriler en zengin olanıdır.
Soru 7

Eğer sanat, sanatçının kendi duygularını dile getirmesinden ibaretse, işlevi de budur. Sa­natçı kendisini dürten, adeta rahatsız eden, zorlayan bir takım duyguları dile getirme ihti­yacı içindedir. Bunları bir biçim verip sanat eseri halinde ifade edince rahatlar. Öfkelenen bir insanın bağırıp çağırınca rahatlaması gibi. Goethe, Genç Werther’in Istırapları eserini yazmakla marazi birtakım duygulardan nasıl kurtulup yeni bir hayata başlayabileceğini his­settiğini anılarında anlatır. Parçaya göre sanatçının eser vermekteki amacı nedir?

A
Duygularını okuyucusuna aktarabilme düşüncesi
B
Geniş kitleleri etkilemek arzusu
C
Gönlündeki birtakım duygulan dile getirme arzusu
D
Herkes tarafından tanınma isteği
E
Başkaları tarafından da anlaşılma düşüncesi
Soru 8

Sanatçının üstün kişiliği, hayal gücü zengin iç dünyası eserlerinde dile geldiği için, okurlar kendi kişisel hayatlarında hiçbir zaman tadamayacakları duyguları sanatçıyla paylaşmak imkânını kazanırlar... Bu paragrafın sonuna aşağıdaki cümleler­den hangisi en uygun düşer?

A
Bu nedenle yazar, okuyucusuna bu zenginlikleri verebildiği sürece beğenilir.
B
Bu da sanatçının yaratma gücünün bir sonucudur.
C
Fakat bu akıcılık yazarın kesintili yorumlarıyla sıkıcı hale getirilmemelidir.
D
Ancak bu şekilde eserden zevk alınabilir.
E
Bunun sonucu olarak da yazar ve okuyucu arasında bir iletişim bağı oluşur.
Soru 9

Bir kere sanatçının yaşantısı ile okuyucununki aynı olabilir mi? Unutmayalım ki sanatçının eseri meydana getirirken ki yaşantısı sadece bir duyguyu, (sevinç, keder vb.) yaşamak de­ğildir. Bunun yanı sıra yaratma sıkıntıları, zaman zaman yaptığını yetersiz bulmanın ver­diği umutsuzluk, bazen de teknik bir güçlüğü yenmenin verdiği keyif gibi okuyucunun pay­laşmadığı duygular vardır ki bunları sanatçı­nın yaşamış olduğunu okur bilemez de. Bu bakımdan okur, sanatçının yaşantısını aynen duyar, demek yanıştır; bir kısmını duyar olsa olsa ……………. Paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A
Yazarın ferdi duygularını eserine yansıtmaması gerektiği
B
Yazar, duygularını okuyucusuna aktarabildiği ölçüde başarılıdır.
C
Bir sanatçının bütün eserlerinin okuyucu tarafından benimsenemeyeceği.
D
Okuyucunun, yazarın duygularını her eserinde sezinlediği.
E
Yazar ve okuyucunun birbirlerine paralel duyguları paylaşması beklenemez.
Soru 10

“Dünyamıza Amerikan edebiyatı gerekli ol­duğu kadar, Rus edebiyatı da gereklidir. Fran­sız ve Avusturya müziği kadar, Rus müziği; İtalya, İngiliz ve Sovyet filmleri kadar Japon filmleri de gereklidir. Dünyamıza Henr Moore gerekli olduğu kadar Meksika ressamları da, O’ Casey kadar Brecht de, Picasso kadar Chagall da gereklidir.” diyen bir kişi için en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisi olur?

A
Gelişmiş milletlerin edebiyatlarının etkisindedir.
B
Amerikan ve Rus edebiyatına daha yakındır.
C
Dünya edebiyatını takip etmektedir.
D
Sanatın evrenselliğini özümsemiştir.
E
Görsel sanatlara da ilgisi vardır.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
10 tamamladınız.
error: Maalesef! İçerik kopyalanamaz.