11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri-3 (Test Çöz – Online)

11. Sınıf Dil ve Anlatım dersi Paragraf Yorumu konulu 10 soruluk online test derledik. Dersimiz Edebiyat ailesi olarak başarılar diliyoruz.

11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri-3 (Test Çöz - Online)

Tebrikler - 11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri-3 (Test Çöz - Online) adlı sınavı başarıyla tamamladınız.

Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.

Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1

Sanatı, kendi duygularını dile getirmek olarak tanımlayanlar, biliyoruz ki bu duyguların baş­kaları tarafından paylaşılmasını, sanatın tanımı bakımından önemli sayılmazlar. Onlara göre bu aktarım sanat eseri yaratıldıktan sonra meydana gelir ve sanatçı yaratırken böyle bir amaç gütmez. Onun istediği duygularını dile çevirebilmektir. Bu parçadan çıkarılacak yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A
Sanatçının isteği soyutu somutlaştırabilmektir.
B
Sanatçı duygularının başkaları tarafından mutlaka paylaşılmasını beklemez.
C
Sanatçı kendi duygularını yansıttığı müddetçe sanat eseri verebilir.
D
Sanatçının amacı herkes tarafından sevilmek ve anlaşılmaktır.
E
Sanatın tanımı kişiden kişiye değişebilir.
Soru 2

Bir Paris haritası satın aldı; parmağının ucu haritanın üzerinde, başkentte, gezintilere çıkı­yordu. Bulvardan geçiyor, her köşede, sokak sıraları arasında, evleri gösteren ok kareler önünde duruyordu. Gözleri yoruluyordu. En sonunda, gözlerini yumuyordu, karanlıkta, lamba alevlerinin yelde bükülüşünü, tiyatro önlerinden büyük bir gürültüyle çevreye yayı­lan arabaların basamaklarını görüyordu. Bu parçada anlatılan kişi için aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A
Paris’e gitmeden orası hakkında bilgi edinmektedir.
B
Oldukça hayalci bir insandır.
C
Görmediği bu şehri merak etmektedir.
D
Bir harita üzerinde Paris’i incelemektedir.
E
Paris şehrine karşı duyulan derin bir özlemi ve hasreti vardır.
Soru 3

Tolstoy, büyük halk yığınlarından olduğu için kültürlü sınıfın sanatına ve böylece büyük klâ­sik eserlere karşı çıkarak halkın beğenisine göre yazılmasını tavsiye ederken sanırız ki ya­nılıyor. Kabahati kültürlü sınıfa seslenen sanat eserlerinde aramak yerine, büyük kitleyi fazla çalıştıran, öğrenme olanaklarını sağlamayan ve sanat terbiyesinden yoksun bırakan dü­zende aramak daha doğru olurdu. Bu parçaya göre Tolstoy neye karşı gel­mektedir?

A
Sanat sanat içindir ilkesiyle eser verenlere
B
Kültürlü sınıfın sanatına ve klâsik eserlere
C
Halk için yazılan eserlere
D
Halkı düşünmeyen sanatçılara
E
Toplumsal gerçekçiliği yansıtmayan eserlere
Soru 4

Acaba bütün sanat eserleri gerçekten sanat­çının kendi duygularının anlatımı mıdır? Sa­natçı her zaman duygularını dile getirmeye mi çalışıyor? Bir çok sanatçının bir duygu ile işe başladığını ve bunu ifadeye çalıştığını söyle­yebiliriz. Bazı eserler böyle yaratılır; özellikle romantik devir sanatçıları için söylenebilir bir sözdür bu ve özellikle lirik şiir alanında genel­likle doğru bir görüş sayılabilir. Fakat bütün sanatçılara uygulamaya kalkıştık mı yanlış bir genellemeye koyarız. Bazı sanatçılar duygu­dan hareket etmez de bir fikirden hareket edebilir, belki tarihin akış felsefesi ilgilendirir onu, ya da bir devirdeki sosyal durumları, ko­şulları deşmek, bunlara dikkati çekmek ister. Belki okumuş olduğu bir tarih eserinde, ya da bir masalda bazı imkânlar sezer ve bundan bir oyun, bir şiir ya da roman çıkarılıp çıkarılamayacağını denemek isteyebilir. Bundan ötürü bütün sanatçıların kendi duygularını anlatmak için yazdıkları söylenemez kolay kolay. Bu parçaya göre, romantik devir sanatçı­ları için aşağıdakilerden hangisi söylenebi­lir?

A
Kendilerinden önceki devir sanatçılarını takip etmişlerdir.
B
Her zaman duygularını esere yansıtmışlardır.
C
Bu sanatçılar da diğer sanatçılar gibi duygularını dile getirmişlerdir.
D
Bu devir sanatçıları gerçeklere hep bağlı kalmışlardır.
E
Bu devir sanatçıları çoğu zamanda bir fikirden hareket etmişlerdir.
Soru 5

Bütün bunları da bir yana bırakalım ve yaza­rın, ne anlatmak istediğini dürüstçe ve doğru olarak açıkladığını kabul edelim. Yine de iki şeyi birbirinden ayırmak şarttır: Biri yazarın anlatmak istediği biri de eserin anlattığı. Ya­zarın yapmak istediği şey başka yaptığı şey başkadır. Gerçi bunlar bazen aynı olabilir. Fakat yine bu ayrımı gözden kaçırmamalıdır. Çünkü bu ikisini öğrenme yolları başkadır. Ya­zarın ne yapmak istediğini kendisinden, mek­tuplarından anılarından öğrenebiliriz; eserin ne yaptığını ya da yapmak istediğini ise eserden çıkarırız. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangi­sini çıkaramayız?

A
Yazar ve eserinin anlatmak istediği şey aynıdır.
B
Bir eser her zaman yazarının anlatmak istediğini yansıtmayabilir.
C
Eserin ne anlatmak istediğini eseri inceleyerek çıkarabilir.
D
Yazarın anlatmak istediği eserde okuyucu tarafından farklı algılanabilir.
E
Yazarın ve eserin anlatmak istediği şey bazen aynı olabilir.
Soru 6

Demek ki araç - amaç ilintisi pekala da gerçek sanatta uygulanabilir. Uygulanamayacak olan şekli, belirli bir duygu uyandırmak isteyip de bunu duymayan ya da tasavvur edemeyen bir sanatçının kalıplaşmış yollara başvurarak, kuru, cansız, bayat sesler vermesi halidir ki pek çok millet - vatan şiirleri, dinsel ya da po­litik duyguları kamçılamak isteyen eserler, propagandadan öteye geçemeyen roman, oyun vb. bu sınıfa iyi bildiğimiz örneklerdir. Bu parçada geçen “araç - amaç” ifadele­riyle anlatılmak istenilen nedir?

A
Sanatın ferdi araçlara alet edilebileceği
B
Edebiyatta bazı tekniklerin kullanıldığı
C
Dinsel veya politik eserlerin kuruluğu
D
Sanatçıdaki aracın eserinin beğenilmesi olduğu
E
Gerçek sanatta ferdi araçların olmaması gerektiği
Soru 7

Dünyanın her yerinde değişmez sonuçları olan ilim, adeta bütün milletlerin ortak dili, ortak eseridir. (I) Biz ilim sayesinde olayları ve fikirleri çözeriz. (II) Ondan payını alanlar, saygı görürler. (III) Bütün insanların sevgisini kaza­nırlar. (IV) Hayatta bize yol gösterici olan bir­çok manevi değer vardır. (V) En önemli­lerinden bir tanesi de ilimdir. Çünkü diğer yol göstericiler kişiye, zamana, karaktere ve top­lumun yapısına göre değişebilirler. Bu paragraf iki ayrı paragrafa bölünmek is­tenirse ikinci paragraf hangi cümleyle baş­lar?

A
I
B
III
C
II
D
IV
E
V
Soru 8

Nedir aktarım? Tolstoy duygu aktarımını açık­lamak için basit durumlardan başlıyor. Kah­kaha ile gülen birinin neşesi başkalarına da geçer, onlar da güler; ağlayan birini görürsek üzüntü duyarız. Ne var ki bu olaylar sanat sı­nıfına girmez, çünkü esnemek gibi elde olma­dan yapılan şeylerdir. Sanat ise başkalarına bir duyguyu aktarmak amacı ile girişilen bir eylemdir.” diyen bir eleştirmen için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Duygu aktarımı amacı güdülmezse sanat aranmamalıdır.
B
Elde olmadan yapılan hareketlerde de bazen sanat görülebilir.
C
Aktarım konusunda Tolstoy’a katılmıyor.
D
Tolstoy, duygu aktarımını farklı algılıyor.
E
Etki - tepki olaylarında mutlaka sanat aranmamalıdır.
Soru 9

Sabah saatlerindeki ruhaniliği, kalbimiz ne kadar dünya ile kararsa gene duyarız. Dua etmek, içimizi Tanrı için bezemek, ellerimizi bu duru aydınlığa daldırarak, yüzümüzü, kolları­mızı, ayaklarımızı onunla yıkayarak arınmak, gökyüzüne yönelerek, en sıcak iştiyaklarımızı dile getirmek isteriz. Ne kadar çaresiz, yoksul olursak olalım, bu saatler mutlaka zenginleş­tirdiğimiz saatlerdir. Ne kadar topraksı, katı olursak olalım bu saatler hafiflediğimiz, insan olduğumuz saatlerdir, ihtiyaçlarımız bizi ne derece oyalarsa, dikkatlerimiz eşya ile olup bi­tenlere ne kadar dağılsa, bu saatler kendimize geldiğimiz hakikatımıza yaklaştığımız saatler­dir. Bu saatler bizim ışığa uyandığımız saat­lerdir. Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisini dile getirmektedir?

A
Sabahları, olayları daha güzel tahlil edişimiz.
B
Sabah saatlerinin insanı dertlerinden uzaklaştırması
C
Erken saatlerde zihin ve beden canlılığımız.
D
Sabah saatlerinin insan ruhundaki olumlu etkisi.
E
insanların erken saatleri daha çok sevdiği
Soru 10

Muzibin biri, bir gün, sakallı bir adamcağıza sormuş: -Amca demiş, yatarken sakalın yorganın içinde mi kalıyor, yoksa dışında mı? Adamcağız: -Bilmiyorum, diye cevap vermiş, farkında değilim. O gece yatağına girdiğinde bakmış ki sakalı yorganın dışında duruyor. “Yahu, demiş kendi kendine, acaba sakalım her zaman böyle yor­ganın dışında mı kalırdı?” Pirelenmiş, sakalını yorganın altına sokmuş, bir süre böyle kaldık­tan sonra, aklı hep orada ya, rahat edememiş, “galiba dışında olacaktı.” demiş ve bu kez sa­kalını içeri koysa da dışarı çıkarsa da bir türlü tatmin olamamış. O geceden sonra da, “sa­kalım içerde miydi dışarda mıydı” diye sor­maktan uykuları kaçmış. Parçadaki düşünceye aşağıdaki yargılar­dan hangisi karşılık olabilir?

A
insanın olaylar karşısındaki aşırı duyarlılığı.
B
Yaşlı insanların aşırı derecede hassasiyetleri.
C
Ayrıntıların hayatımızdaki yeri.
D
Kişinin kendini yeterince tanımaması.
E
Gereksiz vesveselerin insan huzurunu bozacağı.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
10 tamamladınız.
error: Maalesef! İçerik kopyalanamaz.