12. Sınıf Dil ve Anlatım Sanat Metinlerinin Ayırıcı Özellikleri Testleri-2 (Test Çöz – Online)

12. Sınıf Dil ve Anlatım dersi Sanat Metinlerinin Ayırıcı Özellikleri konulu 10 soruluk online test derledik. Dersimiz Edebiyat ailesi olarak başarılar diliyoruz.

12. Sınıf Dil ve Anlatım Sanat Metinlerinin Ayırıcı Özellikleri Testleri-2 (Test Çöz - Online)

Tebrikler - 12. Sınıf Dil ve Anlatım Sanat Metinlerinin Ayırıcı Özellikleri Testleri-2 (Test Çöz - Online) adlı sınavı başarıyla tamamladınız.

Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.

Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1

Olup bitenler karşısında, "ah o eski zaman­lar..." diye hayıflanmak, genellikle yaşlılara özgüdür. Geçmiş günleri özlemle anmak, "bi­zim zamanımızda..." diye başlayıp sönmüş, unutulmuş, tükenmiş değerleri yüceltip, bugünü yerin dibine batırmak, eğer tutuculuk­tan kaynaklanmıyorsa yeryüzünde yapılacak iş kalmadığının göstergesidir. Yakınmak, üzül­mek, kızmak eğer yeni bir öneriyle beslenmi­yorsa, yerine ne koyulacağı tasarlanamıyorsa, yakınılan, kızılan şeyin doğası hakkında da pek bir şey bilinmiyor demektir. Aşağıdakilerin hangisi bu parçada eleştiri­lenlerden biri değildir?

A
Yaşama dair olan her şeyin bir bütünlük içinde değerlendirilmemesi
B
Direncini ve yaşama bağlılığını sorgulamayanlar .
C
Eleştirilen değerlerin yerine ne konulacağının bilinmezliği
D
Düne bağlı olanların bugünü ve yarını yadsımaları
E
Özlem duygusunun ağır bastığı insanların düştüğü yalnızlık durumu
Soru 2

(I)Yazınımızın bir müzesinin olmaması çok uzun yıllardan beri duyulan bir eksikliktir. (II) Yazarlarımızın kitaplarının, belgelerininin arta kalan çok azı dışında çarçur olduklarını hepimiz biliyoruz. (III) Bugün de pek çok yazar için "Kitaplarım ne olacak?" sorusu en önemli kaygıdır. (IV) Her kitap bir kişiliği gösterir. (V) Bunları bir araya toplayabilmek, yazınımız üzerine araştırma yapmak isteyenlere büyük kolaylık olacaktır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden

A
III
B
V
C
II
D
IV
E
I
Soru 3

Bir ozana ve onun şiirine, dile getirdiği düşünce kadar değer vermek, bir dostu işimize yaradığı ölçüde sevmekten daha kötü bir şey değildir. Elbette her şiirde az çok değerli bir düşünce vardır; ama bütün değerleri söylediği düşüncede kalan şiire acınır doğrusu. Hangi güzel şiir, kendi anlamının üstünde daha geniş, daha zengin anlamlar yüklenmemiştir? Hangi şiir, her okuduğumuzda bizi umulmadık yeni düşüncelere götürmemiştir? Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A
Şiirde düşünsellikten çok düşsellik ön plandadır.
B
Şiirde asıl olan söylendiği değil, nasıl söylendiğidir.
C
Başarılı bir şiir çok boyutlu bir anlatıma sahiptir.
D
Şiiri sevdiren fikrinin yararlı olmasıdır.
E
Şiirin değeri edebiyata kazandırdığı yeniliklerle ölçülür.
Soru 4

Yasemin ve karanfil kokularının gölgelediği cumbalardan sabun kokan sokaklara, kadın­ların ıssız bakışlarının düştüğü meraklı arnavut kaldırımlarıyla suç ortaklığındaki hınzır ipek yeldirmelerin sabırlı adımları gizlediği; uyuşuk, sıcak öğle sonlarının, gece ortaya çıkacak karaltıların koynuna gizlenmiş, İttihat Terakki bildirilerini sabırla beklediği günlerde eline bir tuval ve fırça alan kaç kadın vardı? Bunu biliyoruz; ancak onlardan biri Mihri Rasim'di. Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A
Karşılaştırma
B
Betimleme
C
Tartışma
D
Öyküleme
E
Açıklama
Soru 5

(I)Her yazı, kuşkusuz bir dil yaratısıdır; ancak bundan önce bir ustalaşma işidir. (II) Başımızdan geçen her olayın yazılması ortaya bir öykü çıkarmaz; her duygulanışımız bir şiir oluşturmaz. (III) Her sanat gibi bunlar da belli bir çabayı, belli bir birikimi, belli aşamalardan geçmeyi gerektirir. (IV) Her sanatçı gibi şair de yazar da bir acemilik dönemi yaşar. (V) Her acemilik çalışması da sergilenmesi gereken bir ürün sayılmamalıdır. Bu parçanın ana düşüncesi numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilmiştir?

A
III
B
I
C
V
D
IV
E
II
Soru 6

Sanatçı, kendi dışındaki gerçeği kendince yorumlayan insandır. Bir anlamda hayatı yeniden üretendir. Ancak bunu yaparken yaşadığı toplumdan, dönemden kopuk değildir. Estetik kaygılar kişisine göre değişse de tümünün birleştiği bir ortak payda vardır. Sanatçı ele aldığı konuyu, kendi görüş, deneyim, yorum ve duygusunu da katarak ayrıntılı ve derinlemesine inceler. Her durumda konuyu insan için yargılar. Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A
Yapıtlarına kendisini katamayan sanatçı, özgün olamaz.
B
Sanatçı yapıtlarında her yönüyle insanı anlatan kişidir.
C
Estetik değerler, tüm sanatçılar için önemlidir.
D
Toplumdan ayrı düşen sanatçılar gerçekten koparlar.
E
Sanatçı, belli bir duruşu olan insandır.
Soru 7

Sıradan bir okur için hayli güç ve can sıkıcı bir kitap izlenimi veriyor Körlük. Kitabın özünü kavramakta olduğu kadar cümle yapılarını anlamakta ve çözmekte de zorlanıyorsunuz. Kitabı elinize aldığınızda gözünüze çarpan şeylerin başında konuşma çizgisinin olmadığı geliyor. Art arda verilen konuşmalarda sadece ilk sözcüklerinin büyük harfle yazılması karşısında iyice şaşırıyorsunuz. Noktalama imi işe hiç yok! Bu parçada sözü edilen yapıtla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A
Yazım ve noktalama yönünden ezberci olmadığına
B
Yazarın farklı olma kaygısıyla hedef kitle¬sini küçülttüğüne
C
Hem anlam hem de biçim olarak karmaşık olduğuna
D
Klasik üslubun dışında bir yaklaşımla yazıldığına
E
Sıradanlığı reddeden herkesin, bu kitabı okuması gerektiğine
Soru 8

Şair yaşamı boyunca büyük aşklar yaşar. "Sevmek mükemmel iş." der. Ölesiye sever kadınlarını, deli gibi kıskanır. Şiirleri aşkın soyut bir şey olmadığını, tersine hayatın doğrudan içinde olduğunu anlatır. Güle, bülbüle, ruha, mehtaba karnımız tok, der. Ekmeği tuza banıp yer gibi sever o. Eşinin, onun esirliği ve hürriyeti memleketi olduğunu dile getirir. Ama ona söylemek istediği en güzel söz, henüz söylememiş olduğu sözdür. En önemlisi bütün iş Tahir ile Zühre olabilmektedir, yani yürektedir. Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Benzetmelerden yararlanılmıştır.
B
Tanımlama yapılmıştır.
C
Karşılaştırma ilgisi kurulmuştur.
D
Betimlemelere yer verilmiştir.
E
Şair için "aşk"ın ne olduğu anlatılmıştır.
Soru 9

Sarı ışık yandı. Yayaların hepsi geçmişti. Yeşil ışık sonunda yandı, arabalar ok gibi ileri fırladı; ama hepsinin aynı hızla ileri fırlamadığı hemen anlaşıldı. Orta şeritte en öndeki araba yerinde duruyordu. Daha şimdiden arabalarından fırla­yan birçok sürücü arızalı arabayı trafiği aksat­mayacak bir yere itmeye hazır, arabanın kapalı camlarına vuruyorlar. İçlerinden biri kapıyı açmayı başardığında anlayacaklar; kör oldum. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıstır?

A
Öykülemeden
B
Karşılaştırmadan
C
Benzetmelerden
D
Öznel değerlendirmelerden
E
I. kişi anlatımından
Soru 10

Bir bulut kümesinin ardından şiddetli bir rüzgâr esti. Nehrin üzerini sis basmıştı. Sis, yuvarlana yuvarlana gidip bir tepenin yamacına yığıldı, kayalıklara sarıldı; soğuk, başsız bir yılandı sanki. Nehrin sol yakası, kıyıdaki minik göller, ıslak yosunlar ağaran günün altında, soğukta kıpır kıpırdı. Ufkun ötesinde güneş esniyor, düşünüp duruyor, yerinden kımıldamıyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden vararlanılmamıştır?

A
Dokunma duyusundan
B
İşitsel öğelerden
C
Öznel anlatımdan
D
Kişileştirmelerden
E
Benzetmelerden
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
10 tamamladınız.
error: Maalesef! İçerik kopyalanamaz.