Warning: Use of undefined constant ‘WP_MEMORY_LIMIT’ - assumed '‘WP_MEMORY_LIMIT’' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/dersimi3/public_html/wp-config.php on line 100

Warning: Use of undefined constant ’64m’ - assumed '’64m’' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/dersimi3/public_html/wp-config.php on line 100

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/dersimi3/public_html/wp-config.php:100) in /home/dersimi3/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Sözcükte Anlam – Dersimiz Edebiyat https://dersimizedebiyat.org Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Kaynak Sitesi. Online Sınavlar Çıkmış Sorular Sınıf Konuları Thu, 29 Apr 2021 19:52:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.7.5 https://dersimizedebiyat.org/wp-content/uploads/2018/11/cropped-icon-32x32.png Sözcükte Anlam – Dersimiz Edebiyat https://dersimizedebiyat.org 32 32 Deyimler ve Atasözlerin Benzer ve Farklı Yanları https://dersimizedebiyat.org/deyimler-ve-atasozlerin-benzer-ve-farkli-yanlari.html Sat, 05 Sep 2020 17:53:29 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=124416 DEYİMLERLE ATASÖZLERİ ARASINDAKİ FARKLAR

1.Deyimler, değişik çekimlere girebilir; atasözlerinde böyle bir durum söz konusu değildir, atasözlerinde genel olarak geniş zaman ve emir kipi kullanılır.

ÖRNEK

“Başında kavak yelleri esmek” deyiminde “baş” ve “esmek” sözcüklerini değişik çekimlerde kullanabiliriz :

O zamanlar başımda kavak yelleri esiyordu.

Bugünlerde başınızda kavak yelleri esiyor.

Genç olanın başında kavak yelleri eser.

Bir zamanlar onun da başında kavak yelleri esmişti.

Bir dönem herkesin başında kavak yelleri esmeli.

Benim başımda kavak yelleri hiç esmedi.

2.Deyimleri oluşturan sözcükler arasına başka sözcükler gire­bilir ama atasözlerini oluşturan sözcükler arasına giremez.

ÖRNEK

“Ayıkla pirincin taşını” deyimini buna göre kullanalım:

Ayıkla bakalım pirincin taşını?

Ayıkla şimdi pirincin taşını.

Ayıklayabilir misin pirincin taşını?

Ayıkla ayıklayabilirsen pirincin taşını.

3.Deyimler durum bildirir, kural koymaz, genelleme yapmaz. Atasözleri toplumun genelini ilgilendirir, kural koyar, öğüt ve­rir, yol gösterir.

4.Deyimler, kullanıldıkları cümlelerde anlam kazanır, atasözleri tek başlarına bir hüküm bildirir.

DEYİMLERLE ATASÖZLERİ ARASINDAKİ  BENZERLİKLER

Her ikisi de

  1. Toplumsaldır.
  2. Kalıplaşmış sözlerdir.
  3. Gerçek veya mecaz anlamda kullanılabilir.
  4. Söyleyeni belli değil yani anonimdir.
]]>
Deyim Aktarması, İnsandan Doğaya , Doğadan İnsana Aktarım, Örnek Cümleler https://dersimizedebiyat.org/deyim-aktarmasi-insandan-dogaya-dogadan-insana-aktarim-ornek-cumleler.html Tue, 03 Dec 2019 17:45:46 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121835 Deyim Aktarması

Benzetme amacı güdülerek varlıklar ve kavramlar arasında ilgi kurmaya “deyim aktarması” denir. Deyim aktarmasında ilgi kurulan varlıklardan birine ait bir özellik diğerine aktarılır.Deyim aktarması iki şekilde görülebilir:

İnsandan Doğaya Aktarma:

İnsana ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara aktarılmasıdır.

  • Yorgun kaldırımlarla yalnızlığını paylaşmak istiyordu.
  • Hırçın dalgalar kayıkları oldukça hırpalamış­tır.
  • Yalnızlıktan bunalan sandal yeni sahibini bekliyordu.

Doğadan İnsana Aktarma:

Doğaya ait birtakım özelliklerin insanlara akta­rılmasıdır. Genellikle benzetme yoluyla kurulan anlamdır

  • Ne tilkidir o bilmez misin? (Kurnaz insan)
  • Kuzularım, bugün size bir masal anlataca­ğım. (Çocuklar)
  • Fatih Terim’in aslanları sahadan galip ayrıl­dılar. (Futbol)
]]>
Ad Aktarması (Mecazımürsel) Anlam İlişkileri ; Örnek Cümleler… https://dersimizedebiyat.org/ad-aktarmasi-mecazimursel-anlam-iliskileri-ornek-cumleler.html Tue, 03 Dec 2019 17:39:22 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121833 Ad Aktarması (Mecazımürsel)

Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Ad aktar­masına “mecazımürsel” adı da verilir. Ad aktarması çeşitli ilgilerle oluşur.

İç -dış ilgisi

Bir varlığın dışı söylenerek içi ya da içi söylenerek dışı kastedilir.

  • Evi gelecek hafta taşıyoruz. (Evin eşyaları)
  • Çayı ocağa koyuver.  (Çaydanlık)
  • Bu depoyla Düzce’ye kadar gideriz.  (Yakıt)
  • Çok şükür, tenceremiz kayrıryor.  (Yemek)

Parça – bütün ilgisi

Parça söylenerek bütün ya da bütün söyle­nerek parça kastedilir.

  • Yelkenler Karadeniz’e doğru yol aldı. (Gemi)
  • Arabayı biraz daha çevir. (Direksiyon)
  • Şu güzel apartmanda (Daire)
  • Başının üstünde bir çatı olmasını isterdi. (Ev)  

Sanatçı – eser ilgisi

Sanatçı söylenerek sanatçının yapıtı kas­tedilir.

  • Şimdi de biraz Yunus Emre okuyalım mı? (Şiirleri)
  • Pikapta Münir Nurettin dönüyordu. (Sar­kıları)
  • Abim Ferdi Tayfur dinler, kötü kötü öksürürdü. (Sarkıları)
  • Yahya Kemal’i okurken yanınızda bir sözlük olmalı. (Eserleri) 

Yer/yapı – insan ilgisi

Yer veya bir yapı adı söylenerek o yerde ya da yapıda yasayan insanlar kastedilir.

  • Haber yayılınca İzmir bayram etti. (Şehir halkı)
  • Bütün kasaba meydanda toplanmıştı. (Kasaba halkı)
  • Eve haber vermeden çıkıp gitmiş. (Ev halkı)
  • Tüm okul, bahçeye İnmişti. (Öğrenciler)
  • Doğal gaz kesilince apartman ayağa kalktı. (Apartman sakinleri) [/box]

Yer-yönetim ilgisi

Bir yer adı söylenerek o yerdeki yöneticiler kastedilir.

  • Ankara’nın Suriye   konusundaki   tutumu farklıydı.  (Hükümet)
  • İstanbul, Mustafa Kemal’i desteklemekten çekiniyordu. (Padişah)
  • Bu konuda Köşkten henüz bir açıklama ya­pılmadı. (Cumhurbaşkanı)  

Somut-soyut ilgisi

Soyut bir kavram söylenerek somut bir var­lık kastedilir.

  • Düşük bir maaşla beş canı besliyor (İn­san)
  • Gençlik, kafası ve yüreğiyle toplumun gü­vencesidir. (Gençler)
  • Bahar aylarında rahmet düşmezse ürün İyi olmaz. (Yağmur) 
]]>
Mecaz Anlamlı Kelimeler, Örnek Cümleler… https://dersimizedebiyat.org/mecaz-anlamli-kelimeler-ornek-cumleler.html Tue, 03 Dec 2019 17:24:12 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121831 Mecaz Anlamlı Kelimeler

Sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama “me­caz anlam” denir. Mecazlı sözcükler an­latıma güzellik, akıcılık ve etkileyicilik ka­zandırır. Mecaz anlam, sözcük düzeyinde olabileceği gibi deyim ve atasözü düzeyin­de de olabilir

Sözcük Düzeyinde Mecaz

  • Gençlerin sorulan yeni müdürü terletmişti. (Zorlamak)
  • Derdim çoktur, hangisine yanayım? (Üzül­mek)
  • Birkaç tatlı söze kanarak ona para mı ver­din? (İçtenlik)
  • Çocukken bu tür masallara bayılırdık. (Çok hoşlanmak)
  • Gürültüden kafam şişti. (Rahatsız olmak)
  • Hafif bir gülümsemeyle sorumuzu yanıtlayıverdi. (Belli belirsiz)
  • Osman, boş gözlerle etrafa bakıyordu. (An­lamsız)
  • Bu sözler ona ağır (Kırıcı, insanın gü­cüne giden)
  • Bu ince davranışınız herkesi etkiledi. (Zarif, nazik)
  • Bu haberi duyunca adam adeta yıkıldı. (Mahvolmak)
  • Senin sözlerine kırıldı. (Gücenmek, darıl­mak)
  • Bizi çok sıcak karşıladılar. (Sevgi dolu, sa­mimi j
  • Acı günler geride kaldı. (Zor, kötü)
  • Yeni başladığı İşe birkaç günde ısındı. (Alışmak)
  • Rakip, beklediğimizden dişli çıktı. (Güçlü)
  • Öykülerinde küçük insanları anlatıyor (Sı­radan)
]]>
Kalıplaşmamış Sözcük Grupları (Söz Yorumu) https://dersimizedebiyat.org/kaliplasmamis-sozcuk-gruplari-soz-yorumu.html Sat, 16 Nov 2019 18:31:15 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121633 Kalıplaşmamış Sözcük Grupları (Söz Yorumu)

Birden çok sözcükten oluşan ve anlamca bir durumu, kavramı, nesneyi yan­sıtan her söz birliği, bir sözcük grubudur. Bir yazar, kalıplaşmış sözcük grup­larının (ikileme, deyim, atasözü) dışında kendisi de sözcüklere farklı anlam­lar yükleyerek yeni sözcük grupları oluşturabilir. Bunların dilde bilinen kalıp­laşmış kullanımları yoktur. Yaygınlaşmamış bu sözler, kullanıldıkları metinde özel bir anlamı karşılayarak yazarın iletmek istediği yargıyı aktarır.

Şimdi aşağıdaki cümlelerde belirtilen kalıplaşmamış sözcük gruplarını anlam bakımından inceleyip bu sözlerle anlatılmak istenenleri görelim:

  • Ardahan Kalesi’nin yanı başındaki bu eski mahalle, kentin tarihsel çekir­değini oluşturuyor.

Bu tip söz gruplarında ana kavramları bulmak ve bunların karşılığını içeren anlamları tespit etmek gerekir. Bu cümlede ana kavramlar “tarihsel” ve “çe­kirdek” sözcükleridir. “Tarihsel”sözcüğü “geçmiş”, “çekirdek” sözcüğü, “kay­naklık etmek” sözcükleriyle karşılanabilir. Dolayısıyla bu cümlede altı çizili sözle, sözü edilen eski mahallenin Ardahan’ın geçmişine kaynaklık ettiği an­latılmak istenmektedir.

  • Usta sanatçı, anılarıyla yaşıyordu fakat anılarının altında ezilip günüyle arasındaki bağlarını kesmiyordu.

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözü edilen sanatçının, geçmişte yaşadıkları­nın etkisinde kalıp yaşadığı dönemden kopmadığı anlatılmak istenmiştir.

  • Bir yazınsal yapıtın değeri, ne anlattığından çok, nasıl anlattığıyla ölçü­lür; bu da dilin, el değmemiş bölgelerinden yeni tatlar devşirmeye, anlatım olanaklarını ustaca kullanmaya bağlıdır.

Bu cümledeki altı çizili sözle, bir yapıtın değerli olabilmesi için, daha önce denenmemiş anlatım biçimleriyle oluşturulmasının bir gereklilik olduğu an­latılmak istenmiştir.

  • Bu romanda yazarın sesinin çok çıkması, okurun romanda kendini gör­mesini engellediğinden; roman, okurlardan beklenen ilgiyi görmedi.

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözü edilen romanda, yazarın, sürekli kendi dü­şünce ve duygularından söz ettiği anlatılmak istenmiştir.

  • Gençlik yıllarımdan beri hayranı olduğum ünlü şairin son kitabındaki şiirlerinin başka şiirlerle söyleyiş akrabalığı taşıdığını görünce kelimenin tam anlamıyla yıkılmıştım.

Bu cümledeki altı çizili sözle, sözü edilen şiirlerin, başka şiirlere benzeyen anlatım özellikleri taşıdığı, dolayısıyla özgün anlatımdan yoksun olduğu an­latılmak istenmiştir.

]]>
İkilemeler,İkilemelerin Özellikleri, Oluşum Şekilleri… https://dersimizedebiyat.org/ikilemelerikilemelerin-ozellikleri-olusum-sekilleri.html Sat, 16 Nov 2019 18:25:32 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121630 İkilemeler

Anlamı pekiştirmek, güzelleştirmek, çeşitli anlam ilgileri kurmak için oluştu­rulmuş söz gruplarıdır. Türkçede ikilemeler arasına noktalama işareti kon­maz. İkilemeler değişik yöntemlerle oluşturulur:

Aynı sözcüğün tekrar edilmesiyle (yineleme):

yavaş yavaş, ince ince, ağlaya ağlaya, birer birer, ağır ağır, sıra sıra, tek tek, koşa koşa, yeşil yeşil, usul usul, kapı kapı, çıtır çıtır…

Ramazan davulcusu kapı kapı dolaşıp bahşiş topluyordu.

Kahvaltıda çayın yanında çıtır çıtır simit mutlaka olurdu.

Yalnız benim için bak yeşil yeşil.

Yolun iki tarafında da sıra sıra ağaçlar diziliydi.

Anlamdaş (eş anlamlı) sözcükler yan yana getirilmesiyle:

ses seda, kılık kıyafet, şan şöhret, sorgu sual, sağlık sıhhat…

Çocuklar ders çalıştığından, sınıftan ses seda çıkmıyordu.

Arkadaşım kılık kıyafetine özen gösterirdi.

Edebiyatçıların san şöhret peşinde koşmalarından hazzetmezdi.

Yakın anlamlı sözcüklerin yan yana getirilmesiyle:

sağ salim, eş dost, derli toplu, börek çörek, doğru dürüst, delik deşik, çalı çırpı, ar namus, yalan yanlış…

Uzun bir yolculuktan sonra sağ salim köye varmıştık.

Çocuğun derli toplu bir odası vardı.

Etraftan biraz çalı çırpı toplayıp mangalı yaktık.

Yalan yanlış konuşup canımı sıkma benim.

Karşıt (zıt) anlamlı sözcüklerin yan yana getirilmesiyle:

aşağı yukarı, dost düşman, az çok, er geç, iyi kötü, bata çıka, düşe kal­ka, alt üst (olmak), içli dışlı, irili ufaklı…

Olanları az çok tahmin edebiliyorum.

Seninle görüşmeyen aşağı yukarı yirmi yıl olmuştur.

Arabamız çamurlu yolda bata çıka ilerliyordu.

Dağın eteklerinde irili ufaklı evler vardı.

Biri anlamlı, biri anlamsız sözcüklerin yan yana getirilmesiyle:

eski püskü, yırtık pırtık, eğri büğrü, bölük pörçük, ufak tefek…

İhtiyarın üzerinde eski püskü bir palto vardı.

İnsanların ufak tefek kusurlarını hoş görmelisin.

Buraya gelirken eğri büğrü yollardan geçtik.

Anlamlı bir sözcükle uyaklı başka bir sözcüğün yan yana getirilmesiyle:

kitap mitap, ağaç mağaç, para mara, uzak muzak, tablo mablo…

Ben uzak muzak anlamam, hep beraber oraya gideceğiz.

Adam, eski kitapları bize verdi para mara istemedi.

Akşam çarşıya inelim, hem salona birkaç tablo mablo alırız.

Anlamsız sözcüklerin yan yana getirilmesiyle:

ıvır zıvır, eciş bücüş, abur cubur, abuk sabuk, eften püften…

Evdeki bütün ıvır zıvır eşyayı eskiciye verdik.

Öyle abur cubur yemeye devam edersen hastalanırsın.

Eften püften meselelerle insanları meşgul etme.

Yansıma sözcüklerin yan yana getirilmesiyle:

şırıl şırıl, cızır cızır, gacır gucur, fokur fokur, küt küt, tık tık…

Şırıl şırıl akan bir derenin yanında pikniğimizi yaptık.

Mangalda cızır cızır pişen etlerin kokusu herkesi acıktırmıştı.

Kozalaklarla yaktığımız semaver fokur fokur kaynıyordu.

Durum eki almış sözcüklerin yan yana getirilmesiyle:

baş başa, yüz yüze, elde avuçta, yıldan yıla, nesilden nesile…

Bu konuyu onunla yüz yüze görüştük.

İhtiyar elinde avucunda ne varsa satmıştı.

Türkülerimiz nesilden nesile aktarılarak varlığını sürdürüyor.

]]>
Atasözleri,Oluşumları, Özellikleri, Örnekleri, Açıklamaları https://dersimizedebiyat.org/atasozleriolusumlariozellikleriornekleriaciklamalari.html Wed, 06 Nov 2019 19:15:01 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121311 Atasözleri, Oluşumları, Özellikleri, Örnekleri, Açıklamaları
  • Atalardan kaldığı kabul edilen (ilk söyleyeni unutulmuş, anonim), genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış sözlerdir.

– Armudu soy ye, elmayı say ye.

– Dost, dostun eyerlenmiş atıdır.

– Bal, bal demekle ağız tatlanmaz.

– Paça ıslanmadan balık tutulmaz.

  • Atasözleri gerçek anlamlı, mecaz anlamlı ya da kinayeli olabilir.

Gerçek Anlamlılar

– Bugünün işini yarına bırakma.

– Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.

– Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.

– Az söyle, çok dinle.

– Sebepsiz ölüm olmaz.

– Her çok, azdan olur.

– Güvenme varlığa, düşersin darlığa.

Mecaz Anlamlılar

– Körle yatan şaşı kalkar.

– Aç tavuk düşünde darı görür.

– Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur.

– Çivi çiviyi söker.

– Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

– Rüzgâr eken fırtına biçer.

– Lafla peynir gemisi yürümez.

Kinayeli Olanlar

– Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

– Ağaç yaşken eğilir.

– Ayağını yorganına göre uzat.

– Damlaya damlaya göl olur.

– Gülü seven dikenine katlanır.

– Alçak yerin tepeceği dağ görünür.

Kimi atasözleri birbiriyle çelişir.

– İyilik eden iyilik bulur.

– İyiliğe iyilik olsaydı koca öküze bıçak olmazdı.

– Fazla mal göz çıkarmaz.

– Azıcık aşım, kaygısız başım.

– Eğri oturup doğru konuşalım.

– Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.

– Zararın neresinden dönülse kârdır.

– Battı balık yan gider.

– Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

– Doğru söyleyenin tepesi delik olur.

]]>
Deyimlerin Özellikleri,Oluşum Şekilleri,Örnekler ve Açıklamalar https://dersimizedebiyat.org/deyimlerin-ozellikleriolusum-sekilleriornekler-ve-aciklamalar.html Wed, 06 Nov 2019 19:01:56 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121308 Deyimler

Anlatımı güçlendirmek için, bir anlamı karşılamak üzere bir araya gelen kalıplaşmış sözlerdir.

 Sözcüklerin yerine eş anlamlısı kullanılamaz, yeri değiştirilemez.

– Baltayı taşa vurmak yerine, baltayı kayaya vurmak;

– Korku saçmak yerine, korku dağıtmak;

– Akla karayı seçmek yerine, karayla akı seçmek;

– Sözü ağzında gevelemek yerine, ağzında sözü gevelemek,denemez.

– Acemi çaylak, sen bunu yapamazsın, yerine, tecrübesiz çaylak denemez.

– Burnu havada, yerine burnu göklerde vs. denemez.

 Anlatımı güzelleştirmeye, güçlendirmeye yarar.

– Söz dinlememek, baskı altına alınamamak sözleriyle anlatılabilecek bir durum, ele avuca sığmamak deyimiyle,

– Bir şeyi yapmak için kendiliğinden bir istek duymak sözleriyle anlatılabilecek bir durum, içinden gelmek deyimiyle,

– Çok iyi, çok güzel sözleriyle anlatılabilecek bir durumu gül gibi deyimiyle anlatmak, anlatımı çok daha etkili kılar.

Kuruluşlarına göre mastarlı, mastarsız, kafiyeli, cümle ve öykü biçimindedir.

Mastarlılar

– El açmak

– Yüz bulmak

– Başa kakmak

– Gözleri yaşarmak

– Yüreği ağzına gelmek

– Tepesi atmak

– Açlıktan nefesi kokmak

– Etliye sütlüye karışmamak vs.

Mastarsızlar

– Ateş pahası

– Balık kavağa çıkınca

– Ağzı kalabalık

– Bardaktan boşanırcasına

– Hanım evladı

– Kırk yılda bir

– Çenesi düşük

– Yükte hafif, pahada ağır…

Kafiyeliler

– Saldım çayıra, Mevla’m kayıra.

– Ya devlet başa ya kuzgun leşe.

– Tencere tava, herkeste bir hava.

– Herkes gider Mersin’e, biz gideriz tersine.

– Ele verir talkını, kendi yutar salkımı.

– Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur.

– İki şilte, bir yastık, onu da terkiye astık.

– Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.

Cümle Biçiminde Olanlar

– Ağzı var, dili yok.

– İyi saatte olsunlar.

– Atı alan Üsküdar’ı geçti.

– Battı balık yan gider.

– İğne atsan yere düşmez.

– Dostlar alışverişte görsün.

– Ayıkla pirincin taşını.

– Delik büyük ama yama küçük.

– Şeytan diyor ki.

– Talihim olsaydı annemden kız doğardım.

Öykü Biçiminde Olanlar

– Deveye: “Boynun eğri.” demişler.”Nerem doğru ki?” demiş.

– Kurda: “Neden boynun kalın?” diye sormuşlar.”Kendi işimi kendim görürüm de ondan.” demiş.

– Tilkiye: “Tavuk kebabı yer misin?” demişler. “Adamın güleceğini getiriyorsunuz.” demiş.

Anlamlarına göre gerçek, mecaz veya kinayelidir.

Gerçek Anlamlılar

– Ağzına bir şey koymamak

– Parayla değil sıra ile

– İyi gün dostu

– Alan razı satan razı

– Adet yerini bulsun

– Allah bana, ben de sana

– Kimi kimsesi yok

– Özrü kabahatinden büyük

– Hem suçlu hem güçlü

– Yeri yurdu belirsiz

Mecaz Anlamlılar

– Sinekten yağ çıkarmak

– Ağzı bozuk

– Kafası şişmek

– Ağzıyla kuş tutmak

– Çantada keklik

– Etekleri zil çalmak

– Ödü kopmak

– İğne ile kuyu kazmak

Kinayeli Olanlar

– Yüzü kızarmak

– Dudak bükmek

– El etek öpmek

– El açmak

– Ortada kalmak

– Ağzı açık kalma

– El sürmemek

Tamlama Biçiminde Olanlar

– Aslan payı

– Dingonun ahırı

– Göz hakkı

– Eşref saati

– Püsküllü bela

– Çarşamba pazarı

– Ömür törpüsü

– Deyim: et tırnak olmak (çok yakın ilgi kurmak)

– Atasözü: Et tırnaktan ayrılmaz. (Akraba arasındaki tartışmalar kalıcı olmayacağından müdahale etmemek gerekir.)

Deyimlerin kimi somutlaştırmaya, kimi söylentiye, kimi de ünlü kişilerle ilgili fıkralara ve anılara dayanır.

– “Ağız yapmak” deyimi, meyve satıcılarının meyveleri cezbedici  olmaları için diziş biçiminden gelir.

– “Ağzından baklayı çıkarmak” deyimi, bir şeyh efendiyle ilgili fıkraya dayalıdır.

– “Buyurun cenaze namazına” deyimi, bir tarihi olaya dayanmaktadır.

Kimi zaman deyimler, açıklamasıyla birlikte kullanılır.

– Kimsenin anlamasına meydan vermeden, kaşla göz arasında eti kapıp kaçtı.

– Söylenenleri gıkı çıkmadan sessizce kabullendi.

– Her şeyi kendim yapmak zorundayım bundan böyle, iş başa düştü.

– Dizginleri eline aldı, artık şirketin bütün kontrolü onda.

]]>
Anlam Aktarması (Deyim Aktarması) Nedir,Örnek Cümleler,Çeşitleri… https://dersimizedebiyat.org/anlam-aktarmasi-deyim-aktarmasi-nedirornek-cumlelercesitleri.html Wed, 06 Nov 2019 18:44:58 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=121306 Anlam Aktarması (Deyim Aktarması)

Bir kavramın, biçimi veya görevi yönüyle başka kavram yerine kullanılmasıdır.

Dört başlık altında incelenir:

1. İnsandan doğaya aktarım:

Organ adlarının ya da insana özgü kavramların doğadaki başka varlıklara aktarılmasıdır.

  • İki kardeş evlerini sırt sırta yaptırmıştı.
  • Şehrin göbeğinde çok güzel bir daire satın almış.
  • Rüzgâr söylüyor şimdi o yerlerde bizim eski şarkımızı
  • Daha nem olacaktın bir tanem
  • Gülen ayvam, ağlayan narımsın

2.Doğadan insana aktarım:

Doğaya – veya doğadaki diğer varlıklara – özgü kavramların insana aktarılmasıdır.

  • Bu sığ düşüncelerle bir yere varamazsın.
  • Kardeşim eve geç gelince babam kızıp köpürdü.
  • Haberi aldığında sevinçten havalara uçtu.
  • Düşman saflarına sızıp bilgi toplayacaklardı.
  • Deyim ve atasözlerinde bu aktarıma sık rastlanır.
  • Kurtlarını dökmek
  • Kanatları altına almak
  • Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.
  • Aslan yatağından belli olur.

3. Duyudan duyuya aktarım:

Bir duyuya özgü kavramın, başka bir duyuya aktarılmasıdır.

  • Bir kuş, keskin çığlıklar atarak tepemizde uçuyordu.
  • Araba tatlı bir rampayı ağır ağır çıkıyordu.
  • Kapıyı orta yaşlı, ekşi suratlı bir hizmetçi açtı.
  • Kuru kuru öksürmesinden üşüttüğü belliydi.

4. Doğadan doğaya aktarım:

Doğadaki bir varlığa özgü bir kavramın, doğadaki başka bir varlığa aktarılmasıdır. Genellikle şiirlerde ve sanatlı söyleyişlerde görülür.

Deniz yırtılır kimi zaman, ben dikerim.

(Kumaşa, kâğıda özgü bir kavram, denize aktarılmış.)

Ay, ağaçların arasından yere damlıyordu.

(Suya özgü bir kavram, aya aktarılmış.)

Gece, siyah perdesini yavaş yavaş toplamaya başlamıştı.

(kumaşa özgü bir kavram, geceye aktarılmış.)

Ve karlar uçuşmaya başlayınca pencerende

Beni hatırla ey yâr, kalbinin en derininde

(Kuşlara özgü kavram, karlara aktarılmış)

]]>
Ünlem Grubu Nedir, Özellikleri, Konu Anlatımı, Örnek Cümleler https://dersimizedebiyat.org/unlem-grubu-nedir-ozellikleri-konu-anlatimi-ornek-cumleler.html Thu, 26 Sep 2019 21:01:54 +0000 https://dersimizedebiyat.org/?p=120391 Ünlem Grubu (Ünlemler)

Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimelerdir veya sözlerdir. Bu kelimele­rin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir. Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir:

1. Asıl Ünlemler

Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanı­lamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.

  • Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın?
  • Ee, yeter artık!
  • Aa! Bu da ne?
  • Ah, ne yaptım!

2. Ünlem Değeri Kazanmış Kelime ve Sözler

Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ün­lem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır.

  • Komşular!
  • Babacığım!
  • Ne olur yardım et!
]]>