Cümlede Anlam – 21 (Çıkmış Sorular)

CÜMLEDE ANLAM – 21

1. (I) Anadoluhisarı’nın bulunduğu bölgenin tarihi, eskiye dayanıyor. (II) Kaynaklara göre, Anadoluhisarı, Boğaz’dan geçişleri kontrol etmek amacıyla Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmış. (III) Yapılırken kullanılan malzemeler arasında, Bizans yapılarından alınmış taşlar da var. (IV) Bu durum, burada eski bir Zeus Tapınağı’nın bulun­duğu yolundaki düşünceleri daha da güçlen­diriyor. (V) Boğaz’ın en dar yerinde, Göksu Deresi kıyısında bulunan bu bölgenin, bugün olduğu gibi, Osmanlı öncesinde de yerleşim alanı olarak kul­lanıldığı çeşitli kaynaklarda belirtiliyor.’

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde belirtilenler “tahmin” niteliği taşı­maktadır?

A) I.          B)ll.         C)lll.         D) IV.          E) V.

(ÖSS 2000)

 

2. (I) Bu kitapta sanatçı “sevgi”yi ele almış. (II) Kitap­ta yer alan on öyküde, değişik yaklaşımlarla bu konudaki düşüncelerini, yüreğinden geçenleri ya­zıya dönüştürmüş, (III) Yazıların hepsinde, sanat­çının şiirlerine özgü, o lirik ve epik duyarlılık egemen. (IV) Bunlar, okurun kitabı okuyup bitirdikten sonra Öykülerin birbiriyle bağlantısını görmesini kolaylaştırıyor. (V) Daha doğrusu kitabın bir bütün olarak değerlendirilmesini sağlıyor,

Yukarıdaki eleştiride, numaralanmış cümleler­den hangisi sözü edilen sanatçının anlatımına ilişkin bilgi vermektedir?

A) I.        B)ll.         C)lll.            D) IV.           E) V

(ÖSS 1998)

 

3. (I) Bu şiirlerin tadına varabilmem ipin, oldukça fazla çaba harcamam gerekti, (II) Bunların bir yanı ne kadar açık ve yalınsa bir yanı da o kadar karmaşık ve yoğun. (III) Bu noktada, sanatçının öyküleriyle benzerlikler görülüyor, (IV) Kitabın so­nuna, şiirlerin sezgisel dünyasını ortaya koyacak notların eklenmesi, yararlı olabilirdi, (V) Yine de sanatçının şiirlerinden bir demetin Türkçeye kazandırılması çok olumlu bir çalışma.

Yukarıdaki   parçayı    oluşturan    cümlelerin hangisinde bir “öneri” söz konusudur?

A) I.         B) II.          C)III.          D) IV.         E}V.

(ÖSS 1990)

 

4. Yazın tarihi boyunca nice yazar “sevgi”yi anlat­mıştır; ama hangisinin dile getirdiği, bir başkasınınkiyle tıpatıp aynıdır?

Bu cümlede belirtilmek istenenle aşağıdakilerden hangisi arasında anlamca bir yakınlık vardır?

A) Konuları birbirine benzeyen halk hikâyelerindeki farklılık, hikâyelerin an­latılışında, deyişlerin ezgisindedir.

B) Konusunun özgünlüğü, dili ve kültür tarihi­mizdeki yeriyle halk hikâyeleri, günümüzde de önemini korumaktadır.

C) Değişik dönemlerde ortaya çıkan halk hikâ­yelerinde düzyazıyla şiir iç içedir.

D) Halk hikâyelerinde, toplum içi ilişkiler ya da bireyler arasındaki çatışmalar dile getirilmiştir.

E) Halk hikâyelerinde kahramanlık, sevgiliyi elde etme uğruna girişilen savaşlarda, çarpış­malarda gösterilmiştir.

(ÖYS 1996)

 

5. Geleceğe bakmanın en iyi yolu, nereden geldiğinin bilincinde olmaktır; belleğini kaybeden bir halk, ölü bir halktır.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatıl­mak İstenene anlamca en yakındır?

A) Bir toplumun varlığını sürdürmesi, geçmişini iyi tanımasına ve onu özümseyip korumasına bağlıdır.

B) Geçmişteki olayları ele alma ve değerlendirme biçimi toplumdan topluma değişiklik gösterir.

C) Toplumların, geçmişlerini, kendilerine özgü nitelikleri göz önünde tutarak değerlendirmeleri gerekir,

D) Yaşanmış olaylar her toplum için yararlanıl­ması gereken bir kaynaktır; bunlar değişik açılardan ele alınıp değerlendirilmelidir.

E) Bir toplumun geleceği, geçmişinin zenginliğine ve parlaklığına bağlıdır.

(ÖSS 1995)

 

6. “Müziksever bir arkadaşım: ‘Bir parça dinlerken, bestecinin adını o an söyleyemesem de çağını söylerim en azından.’ diyordu.”

Bu cümleden, aşağıdaki yargılardan hangi­sine varılabilir?

A) Her çağın, o çağda yaşamış tüm sanatçıları etkileyen özellikleri vardır.

B) Bir   çağın   özelliklerini   bilmek,   o   cağın sanatçılarını tanımak için yeterli değildir.

C) Her çağa, belirleyici özelliklerini veren büyük sanatçılar vardır.

D)Çağının özellikleri dışına çıkamayan sanatçı, büyük sanatçı olamaz.

E) Bir parçasını  dinleyerek sanatçıyı  tanıma olanağı yoktur.

(ÖSS 1982)

 

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir “karşı­laştırma” söz konusu değildir?

A) O, hemen her konuda bildiğini tam bilir.

B) Öğretmen, sınıfın en çok konuşanını öne oturttu.

C)0, sanatçılar arasında eşi az bulunur bir in­sandı.

D) Çocukların en beceriklisini bulup getirmişti.

E) Ona aldığım kalem daha çok benim işime yaradı.

(ÖSS 1989)

 

8. (I) Evimin balkonundan arka bahçelere bakarak sonbaharı günü gününe izliyorum. (II) Sonbahar bu yıl bana her zamankinden daha yakın geliyor. (III) Ama yine de yazın üzerimdeki etkilerinden bir türlü sıyrılamıyorum. (IV) Sanki avucumdan bir­denbire kayıp gitti yaz. (V) Adalar Denizi’nin bol yıldızlı gecelerinin tadına varamadan sonbahar geliverdi.

Bu parpadaki numaralanmış cümlelerin han­gisinde yazarın duygularına yer verilmemiştir?

A) I.         B)ll.         C)lll.          D) IV.         E) V

(ÖSS 1997)

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisi “İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.” atasözünün an­lamını içermez?

A) Sen her zaman demez misin, huylu huyundan vazgeçmez, diye?

B) Can çıkmadan huy çıkar mı?

C)Büyükler, sütle giren huyun, canla çıkacağını boşuna söylememişler.

D) Ben sana, huyunu bilmediğin kişilere güvenme, demez miydim?

E) Ne dersen de, değiştiremezsin onu, huy canın altındadır.

(ÖSS 1988)

 

10. I. Eleştirmenler bir yapıtı anlamak ve anlatmak yerine, yapıttan yola çıkarak çeşitli konulardaki düşüncelerini dile getiriyorlar.

II. Aynı yapıtı eleştirenlerden birinin öne sürdüğü düşünceler ötekininkiyle çelişebilir.

III. Eleştirmenlerin eleştiri adı altında ürettikleri, yal­nızca kendi dünya görüşleri, kendi deneyim­leridir.

IV. Eleştirmenler kanıtlanması güç birtakım dü­şünce kalıplarını ortaya koyuyorlar,

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II.            B) I. ve III.           C) I, ve IV.

D) II. ve III.          E) III. ve IV,

(ÖYS 1993)

 

11. Tiyatro eleştirmeni, izlediği oyunun en çarpıcı, en belirleyici yönlerini yakalayıp belgeler.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleye anlamca en yakındır?

A) Tiyatro  eleştirisi  yazma,  öteki  eleştiri tür­lerinden daha güçtür.

B) Tiyatro eleştirmeni, bir oyunu her İzleyişinde oyunun farklı bir özelliğini yakalar.

C) Tiyatro eleştirisi, oyunun ayırıcı ve etkileyici yanlarına yönelik düşünceler içerir.

D) Tiyatro eleştirisi, belirli ölçütlere bağlı kalmayı gerektirir.

E) Tiyatro eleştirisi yazmak ipin oyunu birkaç kez izlemek gerekir.

(ÖSS 2001)

 

12. Ünlü bir bilgin şöyle diyor: “Eğer işiniz doğruyu tanımlamaksa süslemeyi başkalarına bırakın.”

Burada sözü edilen özdeyişle anlatılmak is­tenene en yakın açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yinelemelerden kaçınma

B) Sonuçları özet olarak verme

C) Anlaşılır bir dil kullanma

D) Anlatımda yalınlığa önem verme

E) Olumluyu da olumsuzu da belirtme

(ÖSS 1998)

 

13. (I) Aydın kesimi, tiyatro sanatına, bu sanatın değerine, sorumluluklarına karşı duyarlıdır. (II) Tiyatro seyircisinin çoğunluğu ise tiyatro sevgisini yalnızca bir alışkanlık olarak sürdürmektedir. (III) Bu sanatı oluşturan dil, sahne, ışık ve müzik gibi öğeler konusunda fazla bilgisi yoktur. (IV) Onun için, seyirciye her zaman daha iyisini, daha doğrusunu, daha güzelini götürmek, tiyatro sevgisini ince bir beğeniyle donatmak, düşünceyle yoğurmak gerekir. (V) Bu da ancak tiyatro sanatçılarının, bu sanatçıları yetiştirenlerin, inançlı ve sürekli çabalarıyla gerçekleşir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangi­sinde belirtilenler, tiyatro sanatıyla uğraşanlar için bir “görev” olarak nitelendirilebilir?

A) I.         B) II.          C)lll.          D) IV.          E) V.

(ÖSS 1997)

 

14. (I) Türk yazınının önemli yapıtlarından olan Dede Korkut öyküleri yeniden okurlarla buluştu. (II) Öykülerin dili, özüne dokunulmadan sadeleştirildi. (III) Dede Korkut öykülerinin üslubu ve dili, her şeyden önce, 13.-14. yüzyıllarda konuşulan Oğuz Türkçesi’ne dayanmaktadır. (IV) Bu öykülerde Türkçenin yüzlerce yıl önceki güzelliğini ve şiirselliğini tadacak, kendi dil evreninizin sınırlarını genişleteceksiniz. (V) Bu güzel öyküleri okudukça, Türk dünyasının görkemli ve zevkli serüvenlerini tanıyacak; kültürümüzün zenginliğiyle Övüneceksiniz.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde, söz konusu öykülerin okurlara sağlayacağı yararlardan söz edilmiştir?

A) I. ve II.                B) II. ve III.           C) III. ve IV.

D) III. ve V               E) IV. ve V.

(ÖSS 2000)

 

15. (I) Halk şiirinde şair, kendini özentiye, yapaylığa kaptırmaz. (II) Yaşamda ve doğada gördüklerini soyutluktan uzak bir söyleyişle anlatır o, (III) Se­vinçlerini, acılarını, olayların kendisi üzerindeki etkilerini, duyduğu gibi belirtmek ister. (IV) İçten­lik, kolay ve hazırlıksız söyleyiş, halk şiirinin en üstün niteliğidir. (V) Özgün olması ve Türk ruhunu yansıtması bakımından ulusal karakter taşıyan bir şiirdir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden han­gisi “Halk şiirinin başta gelen özelliği doğallık ve somutluktur.” yargısıyla İlgili değildir?

A)V.          B)IV.          C)lll.          D) II.          E) I.

(ÖYS 1993)

 

www.dersimizedebiyat.org

Edebiyat / Dil ve Anlatım Kaynak Sitesi

CEVAPLAR

1.D 6.A 11.C
2.C 7.A 12.D
3.D 8.A 13.D
4.A 9.D 14.E
5.A 10.B 15.A

 

Bunları da gezebilirsin.

Türk Edebiyatında Hangi Nazım (Biçimleri) Şekilleri Kullanılır?

NAZIM BİÇİMİ (NAZIM ŞEKLİ) Bir yapıt ya da yazınsal yaratının dışsal yapısına, içerik dışında kalan …