Paragraf – 53 Çıkmış Sorular

PARAGRAF  – 53 ÇIKMIŞ SORULAR

1. Yazma işinde insanın başarıya ulaşması için verilecek reçetelerin, tek başına hiçbir yarar sağla­mayacağını düşünen bir yazar şöyle diyor: “Yüzde doksan dokuz yetenek, yüzde doksan dokuz disiplin, yüzde doksan dokuz çalışma…” Yaptığı ile hiçbir zaman yetinmemeli yazar. Yap­tığı ne kadar iyi olursa olsun gene de yapabile­ceğinden iyi değildir. Sanatçılar, çağdaşlarından ya da öncekilerden daha iyi olmakla yetinmemeli. Kısacası bütün sorun-—.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getiri­lebilir?

A) özgün bir yapıt ortaya koyabilmekte

B) başka sanatçıların yaptıklarını izleyebilmekte

C) insanın kendisini yenileyip aşmasında

D) daha önce ele aldığı konulara değinmemekte

E) değişik türlere yönelmekte

(ÖSS 2003)

 

2. İnsanın kendini değerlendirebilmesi çok güç; ancak, önceki yapıtlarımı gözden geçirirken zaman içinde dilimin biraz daha geliştiğini an­ladım. Giderek bir üslup oluşturmaya başladığımı, dile daha fazla hâkim olabildiğimi gördüm.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

A) ilk yapıtlarınızla bugünküler arasında ne gibi farklar görüyorsunuz?

B) Yeni öyküleri ve öykücüleri nasıl değerlendiri­yorsunuz?

C) Öykülerinizi oluştururken nasıl bir yol izliyorsu­nuz?

D) Yaşadıklarınızla yazdıklarınız arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

E) Duygu ve düşüncelerinizi yapıtlarınıza ak­tarırken zorluk çekiyor musunuz?

(ÖSS 2003)

 

3. Güzellik de çirkinlik de insanoğlunun duygularına seslenir. Ancak bu İki kavramın algılanışı kişiden kişiye değişir. Güzelliği görebilmek çaba gerek­tirdiği halde çirkinlik böyle değildir. O kolayca ken­dini gösterir. Örneğin bembeyaz bir kâğıdın üstüne bir damla mürekkep damlarsa bu çirkinliği kolayca herkes görebilir; ama önemli olan çirkin­liği görmek değil, onun oluşmasını önlemek için çaba göstermektir. Yoksa her gün, bu kâğıdın üstünde leke var, diye yakınmak kimseye bir yarar sağlamaz.

Bu parçadan, güzellik ve çirkinlikle İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılmaz?

A) Öznel ölçütlerle algılandığı

B) Eğitimli kişilerce ayırt edilebildiği

C) Aralarında farklar olduğu

D) İnsana birtakım görevler yüklediği

E) Yaşamda karşı karşıya gelinebileceği

(ÖSS 2003)

 

4. Klasik öyküyü çok seviyordum. Bu biçimi özellikle ilk kitabım için, bilinçli olarak seçtim. Bu tür kitap­ları ilk okuyuşumda, beğendiğim cümlelerin altını çizer, sonra onları bir deftere yazar ve tekrar tekrar okurdum; bundan da çok zevk alırdım. Sonra bir gün Knut Hamsun’un Açlık adlı yapıtını okudum. Altı çizilecek tek bir satır bile bula­madım. Oysa kitabi çok beğenmiştim beğenmemek de ne kelime, çarpmıştı kitap beni. “Nerede bunun altı çizilecek satırları?” diye düşündüm. Aynı şeyi, sevdiğim öteki yazarların yapıtlarında da gördüm. -—. Şimdi niyetim, altı çizilecek tek satırı bile olmayan bir kitap yazmak.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi geti­rilebilir?

A) Demek ki ben kimsenin başaramadığını ba­şarmıştım

B) Artık, okurken kitabın sonuna kadar dikkatimi canlı tutamıyordum

C) Sanatta     ulaşmak     istediğim     özgünlüğü yakaladığımı o zaman fark ettim

D) Sonunda, özlü sözlerden çok, yalın anlatıma değer verilmesi gerektiğini anladım

E) Söylenenlerin  tersine,   çağa  ayak  uydura­mamıştım

(ÖSS 2003)

 

5. Yazınsal yaratılara tutku düzeyine varan bir ilgisi vardı. Bunları, kılı kırk yaran bir okur titizliğiyle in­celeyip yargılar, dil ve anlatımını onlarla beslerdi. Nitekim, anlatımındaki çok yönlülük ve somut-lama gücü de büyük ölçüde bundan gelirdi. Buna bir de olayları, durumları ve insanları algılama biçimindeki derinlik ve gerçekliği eklersek, yapıtlarındaki olağanüstü etki gücünün nereden kay­naklandığını anlamış oluruz.

Bu parçada tanıtılan yazarla ilgili olarak aşağı­daki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

A) Kendini geliştiren bir insandır.

B) Okuduklarını eleştirel bir yaklaşımla   değer­lendirir.

C) Duygusallığa ağırlık verir.

D) Çevresindekileri değişik boyutlarıyla inceler.

E) Etkili bir anlatımı vardır.

(ÖSS 2003)

 

6. Okumaya nereden başlasam? Hangi türden kita­plar okusam? Böyle sorulan yanıtlamada zorlanmışımdır hep. Bilirim ki söyleyeceklerimin yönlendirici bir işlevi olmayacaktır. Çünkü her kitabın etkisi, okurun okurluk yaşantısına, birikimine göre değişiklik gösterir. Birinin yüreğinde titreşimler yaratan bir kitap, bir başkasının ruhunu karartır; esnetir, ağırlığı altında ezer onu, Birine çarpıcı, renkli yaşantılar sunan bir kitap, ötekine bayağı, sıradan gelebilir.—.

Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Görüldüğü gibi okuma çok yönlü bir etkinliktir

B) Sözün kısası bir kitabın herkes üzerinde aynı etkiyi bıraktığı söylenemez

C)Ne var ki iyi bir okur, hangi amaçla okuduğu­nun bilincindedir

D) Bu nedenle okuma, okurun kimi bilgi ve becer­ilerle donanmış olmasını gerektirir

E) Aslında okurun, okuduklarını bir zihinsel süz­geçten geçirmesi gerekir

(ÖSS 2003)

 

7. Çok yazmayı, öne çıkmayı, böbürlenmeyi sevmiyor. Gürültüden uzak, ağır ağır, kozasında sessizce örüyor şiirini. Kendini önemsemiyor; kasılma yok. Ne okuyucunun ne de önemli kişi­lerin dikkatini çekme çabasında. Az ürün veriyor; ama şiirin hasını üretiyor. Şiirde işçiliğe, sabra önem veriyor. Bugüne değin tek kitapta kalmasının nedeni de bu. Adı duyulmamış, sessiz bir ozan; ama şiirleri usta işi.

Kendisinden böyle söz edilen bir sanatçı aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilemez?

A) Gösterişten hoşlanmayan

B) Geri planda kalmayı seven

C) Kendini üstün görmeyen

D) Amacı yalnızca iyi yapıt üretmek olan

E) Tanınacak kadar başarılı olamayan

(ÖSS 2003)

 

8. Mitler doğa güçlerini ve doğaüstü yaratıkları an­latan hayal ürünü öykülerdir. Bunların simgesel ve kutsal bir yanı vardır. Yüzyıllar boyunca bu öyküler birbirinden beslenerek zenginleşmiştir. Bunların kimisi kulaktan kulağa yayılırken kimi de yazmayı iş edinmiş kişilerce yazıya geçirilmiştir. Bugün elimizde hemen her mitolojik öykünün, yazıya geçirenin anlayışına göre değişen anlatım­ları bulunuyor.

Bu parçada, mitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Kahramanlarının alışılmışın dışında özellikler taşıdığına

B) Anlatılanların dinsel bir içeriği olduğuna

C)Çok uzun bir geçmişi bulunduğuna

D) Aynı öykünün değişik biçimlerde anlatıldığına

E) Kimilerinin gerçekleri yansıttığına

(ÖSS 2003)

 

9. Daha ilk yapıtlarında başkalarının İzine bas­madan yürümeyi deneyen yazarlar, ozanlar  vardır. Bunlar, yazınsal yaratıları ayırmaya, belir­lemeye ve değerlendirmeye yönelik geleneksel ölçütlerin, kuralların kılavuzluğunu pek umur­samaz, onlara sıkı sıkıya bağlı kalmazlar. Türler arasında öyle aşılması güç duvarlar ya da sınırlar yoktur onlar ipin. Yazarken bir türe özgü nitelikleri bir başka türe taşımaktan kaçınmazlar.

Bu parçada, sözü edilen sanatçılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Yapıtlarının içerik yönünden zengin olduğuna

B) Başkalarından etkilenmediklerine

C) Yapıtlarında değişik türlere özgü niteliklere yer verdiklerine

D) Yazıların, belirli türlere göre ayrılmasını önemsemediklerine

E) Önceden konmuş kurallara bağlı kalmadık­larına

(ÖSS 2003)

 

10. Gözlemlerden, yaşantılardan yola çıkıp çok başarılı olmuş sanatçılar vardır; ama aynı yön­temle yazmasına karşın başarılı olamamış, hiçbir iz bırakmamış sanatçılar da çoktur. Örneğin Balzac, hiç evlenmemiş, babalık zevkini tat­mamış; ama dünyanın en canlı babası Goriot Baba’yı yaratmıştır. Öte yandan bütün yapıtlarını okuduğum Panait Istrati, yaşantısından, gözlem­lerinden yola çıktığı halde çoktan eskimiştir. Bu örneklerden çıkarılacak sonuç, —.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi geti­rilebilir?

A) edebiyatçının anlattıklarını yaşamış olmasının değil, okura yaşatmasının önemli olduğudur

B) başarılı  romanlar yazabilmenin  ilk koşulu, yazarın, anlattıklarına tanık olmasıdır

C) her romanın, konusuna özgü bir yazma yönte­mi gerektiğidir

D) romandaki başarının sanatçının kişilik yapısına bağlı olduğudur

E) kimi romanlardaki başarısızlığın birçok nedene bağlanabileceğidir

(ÖSS 2003)

 

CEVAPLAR

1. C
2. A
3. B
4. D
5. C
6. B
7. E
8. E
9. A
10. A