Tebrikler - 11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı-2.Ünite 1923-1940 Arası Hikaye / 1940-1960 Arası Hikaye-2 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.
Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.
Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Soru 1 |
Aşağıdaki yazarlardan hangisi karşısında verilenlerle uyuşmamaktadır?
Mustafa Kutlu --Toplumcu gerçekçi bir anlayış benimseme | |
Refik Halit Karay --Anadolu'yu gerçekçi bir biçimde anlatma | |
Aziz Nesin --Mizaha ve ironiye başvurma | |
Vüs'at Orhan Bener-- Modernizmi esas alma | |
Oktay Akbal --Psikolojik tahlillere yer verme |
Soru 2 |
Aşağıdakilerden hangisi toplumcu gerçekçi hikâye yazan sanatçılardan biri değildir?
Kemal Tahir | |
Orhan Kemal | |
Fakir Baykurt | |
Sabahattin Ali | |
Tarık Buğra |
Soru 3 |
I. Hikâyelerinde “konu” ve “olay”dan çok “zaman”dan ve “insan yaşamandan kesitler öne çıkar.
II. İstanbul, deniz, balık, yoksulluk, avare insanlar, doğa yaşama bağlılığın göstergesi olarak öykülerinde sıkça yer bulur.
III. Kimi hikâyelerini Semaver, Sarnıç, Mahalle Kahvesi, Tüneldeki Çocuk, Şahmerdan adlı yapıtlarında toplamıştır.
Yukarıda bazı özellikleri verilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Demirtaş Ceyhun | |
Sait Faik Abasıyanık | |
Ziya Osman Saba | |
Selim İleri | |
Memduh Şevket Esendal |
Soru 4 |
İki kitapta toplamıştır. Öykülerinde de romanlarında olduğu gibi kişiler ön planda tutulmuştur. Yazar öykülerinin kahramanında kendi iç dünyasını yansıtmıştır. İnsanların madde dünyası ile ilişkilerinden ve bundan doğacak çatışmalardan kaçınan yazar romanlarında olduğu gibi öykülerinde de kişinin ruhsal çöküntüsünü, yaşamın gerçeklerinden çok, kendi iç benliğine sığınışını sergilemiştir.
Bu parçada tanıtılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Orhan Kemal | |
Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Tarık Buğra | |
Peyami Safa | |
Cevdet Kudret |
Soru 5 |
(I) 1923'ten itibaren dili sadeleştirme düşüncesinden dolayı konuşma dili ile yazı dili arasındaki fark ortadan kalkmaya başlamıştır. (II) Eğitim ve öğretimin yaygınlaşmasıyla okuryazar oranı artmıştır. (III) Millî Edebiyat Dönemi'nde başlayan Anadolu’ya yöneliş hız kazanmıştır. (IV) Bu dönemin ilk hikâyecileri, ölgün tabiat manzaraları, insan yaşamının çıkmazları, bilinçaltı gibi konuları işlemişlerdir. (V) Bu dönem hikâyelerinde realizm akımının etkisi hissedilmiştir.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
II | |
I | |
IV | |
V | |
III |
Soru 6 |
Yazar ilk öykülerinde Çukurova'ya inen tarım ve fabrika işçilerine, bunların kentlerin kenar mahallelerindeki yaşayışlarına eğilmiştir. Öykülerinde Ekmek Kavgası içindeki küçük memurlar, çöpçüler, dilenciler, kâhyalık yapan ya da fabrikalarda güç koşullarda çalışan erkek çocuklar, sokağa düşen kadınlar, kendilerini satan küçük kızlar, köyden ekmek parası için kente gelen köylüler, tutukevlerinde, cezaevlerinde başkalarına hizmet edenler daha çok yoksulluğa düşmemek için çalışırlar. Bu insanların yaşamlarını sürdürdükleri ortam olarak da gecekondu bölgeleri, İstanbul'un yoksul semtleri, fabrikalar, tutukevleri, cezaevleri öykülerindeki olayların geçtiği çevrelerdir, ilk öykü kitabı Ekmek Kavgası ile ilk romanı Baba Evi aynı yıl yayımlanır.
Bu parçada tanıtılan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Sadri Ertem | |
Orhan Kemal | |
Kemal Bilbaşar | |
Samim Kocagöz | |
Ahmet Hamdi Tanpınar |
Soru 7 |
I. Yazar okuyucuyu kendi görüşleri doğrultusunda yönlendirmek istemiştir.
II. Realizm ve natüralizm akımlarının etkisinde kalınmıştır.
III. Hikâyelerde sanatsal bir anlatım kullanılmış ve biçim kusursuzluğu önemsenmiştir.
IV Yapıtlarda yöresel söyleyişlere yer verilmemiş, daha çok İstanbul Türkçesi esas alınmıştır.
V. Hikâyelerde Anadolu coğrafyası ve insanı, toplumdaki düzensizlikler, çatışmalar, köy gibi küçük yerleşim yerlerinin sorunları ele alınmıştır.
Toplumcu gerçekçi hikâyeyle ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangileri söylenemez?
I. ve II. | |
III. ve IV. | |
II. ve III. | |
II. ve IV. | |
IV. ve V. |
Soru 8 |
I.Dede Korkut Hikayeleri
II.Mesneviler
III.Seyahatnameler
IV.Sefaretnameler
V.Halk hikâyeleri
Yukarıda verilenlerden hangileri Türk edebiya¬tında hikâye türünün yerini tutan geleneksel türler arasında değildir?
I. ve II. | |
III. ve IV. | |
II. ve III. | |
II. ve V. | |
IV. ve V. |
Soru 9 |
Aşağıdakilerden hangisi bireyin iç dünyasını esas alan yazarlardan biri değildir?
Ziya Osman Saba | |
Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Oktay Akbal | |
Tarık Buğra | |
Sabahattin Ali |
Soru 10 |
I. Toplumcu gerçekçi anlayışa bağlı olma
II. Dinî ve millî konuları ele alma
III. Olay hikâyesi kaleme alma
IV. Modernizmi esas alma
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi yukarıda verilenlerden biriyle ilişkilendirilemez?
Sadri Ertem | |
Reşat Nuri Güntekin | |
Şevket Bulut | |
Vüs'at Orhan Bener | |
Memduh Şevket Esendal |
Soru 11 |
I. Serim, düğüm, çözüm planına uyulmaz; anlatılanlar belli bir sonuca bağlanmaz.
II. Merak ve heyecandan çok duygu ve hayallere yer verilir.
III. Anlatılanlar mutlaka yaşananlara dayanmalı, kurgusal konulara yer verilmemelidir.
IV. İlk örnekleri Tanzimat Dönemi'nde verilmiştir.
V. Bu türün edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi Ömer Seyfettin'dir.
Durum hikâyesiyle ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangileri doğrudur?
I. ve II. | |
IV. ve V. | |
II. ve V. | |
III. ve IV. | |
II. ve III. |
Soru 12 |
Sizler servetlerinizi helâl yollardan kazandığınıza inanıyor musunuz? Önemli olan, kendi vicdanınızla baş başa kaldığınız zaman, temize çıkabilmenizde. Helalle haramın çizgisi kılıçtan keskin, kıldan incedir. Tıpkı Sırat Köprüsü gibi... Biz, sîzlerin servetine helal desek bile işin doğrusunu Cenâb-ı Hak bilir. İslâm’ın bu konudaki ölçüsü nedir? Haram servet, üç göbek öteye intikal etmez. Yani azami ömrü kırk yıldır. Ne demiş Koca Yunus: “Mal sahibi mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi”. Evet, servetin gerçek sahibi bizi yaratan Yüce Allah'tır.
Bir hikâyeden alınan bu metinle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
1940-1960 yılları arasında dinî ve millî duyarlığı yansıtan hikâyelere örnektir. | |
Anlatma zamanı geniş zamandır. | |
Belli konulara dikkat çekme ve okuru yönlendirme amaçlanmıştır. | |
Sade bir dille yazılmıştır. | |
Diyalog tekniğinden yararlanılmıştır. |
Tebrikler - 11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı-2.Ünite 1923-1940 Arası Hikaye / 1940-1960 Arası Hikaye-1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.
Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.
Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Soru 1 |
Aşağıdakilerden hangisi 1940 -1960 yılları arasında yapıt veren toplumcu gerçekçi hikâye yazarları arasında gösterilemez?
Talip Apaydın | |
Samim Kocagöz | |
Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Mahmut Makal | |
Muzaffer İzgü |
Soru 2 |
Aşağıdakilerden hangisi 1923-1940 arası hikâye yazarlarından biri değildir?
Sadri Ertem | |
Adalet Ağaoğlu | |
Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Halide Edip Adıvar | |
Reşat Nuri Güntekin |
Soru 3 |
Edebiyatımızda durum hikâyesinin önemli temsilcileri aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?
Sait Faik Abasıyanık - Yakup Kadri Karaosmanoğlu | |
Sait Faik Abasıyanık - Memduh Şevket Esendal | |
Reşat Nuri Güntekin - Halide Edip Adıvar | |
Ömer Seyfettin - Sabahattin Ali | |
Orhan Kemal - Ahmet Hamdi Tanpınar |
Soru 4 |
I. Birey kavramından yola çıkarak bireysel çözümlemeler yapmışlardır.
II. Bireyin bunalım, sıkıntı, yabancılaşma ve yalnızlıklarını ele almışlardır.
III. Bireydeki psikolojik unsurların birey üzerindeki etkilerini anlatmışlardır.
IV. Psikoloji ve psikiyatriden faydalanmışlar; çağrışımlara açık, sanatlı bir dille ruh tahlillerine çözümlemelerine yer vermişlerdir.
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi yukarıda verilen hikâye anlayışına bağlı yapıtlar vermiştir?
Refik Halit Karay | |
Fakir Baykurt | |
Orhan Hançerlioğlu | |
Halikarnas Balıkçısı | |
Ahmet Hamdi Tanpınar |
Soru 5 |
1940-1960 Dönemi hikâyeciliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Yazarlar, hikâyelerinde kişiliklerini gizlememiş, dünya görüşleri doğrultusunda çıkarımlar yapmışlardır. | |
Hikâye dili sadeleşmiştir. | |
Yapıtlarda özellikle 1950'den sonra köy gerçekliğini dile getirme önem kazanmıştır. | |
Toplumcu gerçekçi bir yaklaşım benimseme, bireyin iç dünyasını ele alma, modernizme bağlılık ve dinî duyarlıkları dile getirme bu dönem hikâyelerde görülen yönelişlerdir. | |
Hikâye bağımsız bir tür olarak görülmüş, yalnızca hikâye yazan sanatçılar ortaya çıkmıştır. |
Soru 6 |
Olay hikâyeciliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir olayı ele alarak, neden-sonuç plânıyla anlatıp bir sonuca bağlayan hikâyelerdir. | |
Bir fikir verilmeye çalışılır, okuyucuda merak ve heyecan uyandırılır. | |
Kahramanlar ve çevrenin tasvirine yer verilir. | |
Olay akışı okuyucunun hayal gücüne bırakılmıştır. | |
Bu tür, Fransız yazar Guy de Maupassant tarafından yaygınlaştırıldığı için "Maupassant Tarzı hikâye" de denir |
Soru 7 |
I. İç monolog ve bilinç akışı tekniğine başvurma
II. Neden-sonuç ilişkisini önemsememe
III. Kurgusal bütünlüğe yer vermeme
Yukarıda verilen özellikler aşağıdaki hikâye yönelişlerinin hangisiyle ilgilidir?
Dini ve millî anlayışları benimseyen | |
Realist hikâye anlayışını benimseyen | |
Bireyin iç dünyasını ele alan | |
Modernizmi benimseyen | |
Toplumcu gerçekçi |
Soru 8 |
Aşağıdakilerden hangisi 1940-1960 yılları arasında dinî ve millî duyarlığı benimseyen hikâyecilerin özelliklerinden biri değildir?
Dinin ve geleneksel ahlakın düsturlarını yücelten bir anlayış benimsemişlerdir. | |
Duygu ve sezgi gibi kavramlara önem vermişlerdir. | |
Yeni anlatım tekniklerini kullanmışlar, yapıtlarındaki kurgusal bütünlüğü yok saymışlardır. | |
Modernizmin etkilerine karşı çıkmış, yerli ve millî bir sanatı savunmuşlardır. | |
Hikâyelerinde geleneksel kaynaklara, yerli mitolojik unsurlara, masal ve efsane motiflerine göndermeler yapılmışlardır. |
Soru 9 |
Öykülerinin önemli bir bölümünde işlediği konulara uygun olarak ağaların, jandarmanın ve zaman zaman yöneticilerin baskısı altında ezilen yoksul köylüler ön plandadır. Köylülerle birlikte ezilen kişiler olarak işçiler ve düşkün kadınlar, halktan kopuk, öğretmen, mühendis, doktor, kaymakam... gibi aydınlar ve değişik suçlardan cezaevine düşmüş suçlular öykülerinin kişilerini oluşturur.
Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Necip Fazıl Kısakürek | |
Sait Faik | |
Tarık Buğra | |
Selim İleri | |
Sabahattin Ali |
Soru 10 |
Batılı anlamda ilk gerçekçi hikâye ve yazarı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Hasba - Nabizade Nazım | |
Küçük Şeyler - Samipaşazade Sezai | |
Müsâmeretnâme - Emin Nihat Bey | |
Muhsin Bey - Recaizade Mahmut Ekrem | |
Kıssadan Hisse - Ahmet Mithat Efendi |
Soru 11 |
— Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar, Leyla ile Mecnun, Olağan İşler adlarını taşıyan hikâyelerinin dördü Cumhuriyet Dönemi'nde yayımlanmıştır. Romanlarında Anadolu ile ilgili sorunlara genişçe yer veren yazar, hikâyelerinde daha çok evlilikle ilgili konuları ele almış, bunun yanı sıra, meslek sahibi kadınların durumu, modern yaşayışın yanlış anlaşılması, dinin kötüye kullanılması, çocukların ve gençlerin eğitimi, geçim sıkıntısı... gibi konulara değinmiştir. Hikâyelerin dikkat çeken bir yanı, genellikle karşılıklı konuşmalarla düzenlenmiş olmasıdır. Çoğunlukla İstanbul'da geçen öykülerinde, duygusallık ağır bastığı gibi yer yer de gülmece de yer alır.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Selahattin Enis'in | |
Halide Edip Adıvar'ın | |
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun | |
Ercüment Ekrem Talu'nun | |
Reşat Nuri Güntekin'in |
Soru 12 |
Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
İlk hikâyelerde geleneksel anlatı türlerinin hem biçim hem de içerik olarak büyük bir etkisi vardır. | |
İlk hikâyeler teknik açıdan başarılı değildir, amaç halkı eğitmek olduğundan yazarlar olay akışını durdurarak akışa müdahale etmiştir. | |
İlk yazılan hikâyelerde romantizm akımının etkisinde kalınmıştır. | |
Hikâye türü edebiyatımıza Tanzimat Dönemi'nde girmiştir. | |
Edebiyatımızda ilk hikâyeleri Şinasi yazmış ve kendi çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika biçiminde yayımlamıştır. |
Soru 13 |
Aşağıdakilerden hangisi modernizmi esas alan hikâyelerin özelliklerinden biri değildir?
Serüvene dayalı hareketli bir olay, nedensellik bağlarına dikkat edilerek anlatılır. | |
Karakterlerin anılarını ve bilgilerini okuyucuya aktarabilmek için bilinç akışı, iç konuşma ve iç diyalog gibi teknikler kullanılır. | |
Kişilerin iç dünyalarını romanlara katma ve “dün-bugün-yarın”dan oluşan zaman zincirini kırma hedeflenir. | |
Tema olarak bireyin bunalımları ve toplumla çatışmaları anlatılır. | |
Varoluşçuluğun etkisiyle eserlerde özellikle aydınların ruhsal bunalımları işlenir. |