Warning: Use of undefined constant ‘WP_MEMORY_LIMIT’ - assumed '‘WP_MEMORY_LIMIT’' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/dersimi3/public_html/wp-config.php on line 100

Warning: Use of undefined constant ’64m’ - assumed '’64m’' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/dersimi3/public_html/wp-config.php on line 100

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/dersimi3/public_html/wp-config.php:100) in /home/dersimi3/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
denemenin edebiyatımızdaki gelişimi – Dersimiz Edebiyat https://dersimizedebiyat.org Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Kaynak Sitesi. Online Sınavlar Çıkmış Sorular Sınıf Konuları Tue, 13 Jul 2021 21:07:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.7.4 https://dersimizedebiyat.org/wp-content/uploads/2018/11/cropped-icon-32x32.png denemenin edebiyatımızdaki gelişimi – Dersimiz Edebiyat https://dersimizedebiyat.org 32 32 Cumhuriyet Dönemi Deneme Yazarları https://dersimizedebiyat.org/cumhuriyet-donemi-deneme-yazarlari.html Fri, 07 Mar 2014 20:04:52 +0000 http://edebiyatogretmeniyiz.com/?p=7882 CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATINDA DENEME YAZARLARI

 NURULLAH ATAÇ (1898-1957)

* Deneme alanında önemli eserler vermiştir.
* Türkçenin sadeleşmesi için çok uğraşmıştır.
* Eserlerinde ısrarla devrik cümleler kullanmıştır.
* Eserleri: Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Diyelim, Söz Arasında, Günce Açarken..

 SUUT KEMAL YETKİN (1903-1980)

*Edebiyatımızda deneme ve eleştiriyle tanınmıştır.

*Sanat, estetik, resim, felsefe konularında eser verdi ve birçok dergide bu konularda yazılar yazdı.

*Sanat ve edebiyat konuları üzerinde özel görüşleriyle, düşüncelerini, kesin yargılara, kurallara bağlanmaksızın duygulu bir biçimde belirtir.

*Açık ve özlü bir anlatımı vardır.

Denemeleri: Düş’ün Payı, Yokuşa Doğru, Denemeler, Edebiyat Konuşmaları , Edebiyat Üzerine Çeviriler, Andre Gide’den çevirdiği “Seçme Yazılar” , Calvet’ten çevirdiği “Dünya Edebiyatının Ölmeyen Üç Tipi :Hamlet-Don Kişot-Faust”

 SALAH BİRSEL (1919-1999)

*1919’da Balıkesir’in Bandırma ilçesinde doğdu. 1999 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi.

*İlk şiirleri 1937’de “Gündüz” dergisinde yayınlandı.

*Şiirleri öncelikle zekaya, ince alaya dayanan yergi ağırlıklı şiirler.

*Garip ve İkinci Yeni akımlarını kendine göre yorumlayarak uzaktan izledi.

*Şiirlerinde halk şiirine yaklaşan bir söyleyiş yöntemine ulaştı.

*Yalın üslubu, hoşgörülü konu seçimleri ve ince alaylı yaklaşımıyla, kendine özgü farklı bir yerde bulundu.

*Asıl ününü 1970’lerde peş peşe yayınlanan “denemelerle” kazandı.

*Günlük konuşma dilinde pek az bilinen sözcük ve deyimlerden başka, kendi yarattığı ilginç deyişleri de sıkça kullandığı ve anlatımına egemen kıldığı alaycı tavrıyla bu denemelerde özgün bir üslup yarattı.

*1990’larda büyük bir coşkuyla tekrar şiire döndü. İroni ve humor özellikleri taşıyan şiirleriyle modern şiirimizi tema ve dil bakımından demokratlaştırdı, geliştirdi.

Şiir: Dünya İşleri, Hacivat’ın Karısı, Ases, Kikirikname, Haydar Haydar, Köçekçeler, Bütün Şiirleri, Varduman,Yalelli, İnce Donanma, Rumba da Rumba, Yaşama Sevinci, Çarleston, Baş ve Ayak, Sevdim Seni Ey İnsan

 

DENEME, ELEŞTİRİ, GÜNLÜK: Şiirin İlkeleri, Günlük, Sev Beni Sev, Kendimle Konuşmalar, Şiir ve Cinayet, Kahveler Kitabı, A Beyoğlu Vah Beyoğlu, Kuşları Örtünmek, Kurutulmuş Felsefe Bahçesi, Boğaziçi Şıngır Mıngır, Halley Kimi Kurtarır, Paf ve Puf, Hacivat Günlüğü, Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi, Amerikalı Tolstoy, İstanbul-Paris, Bir Zavallı Sarı At, Yapıştırma Bıyık, Şişedeki Zenci, Asansör, Kediler, Aynalar Günlüğü, Seyirci Sahneye Çıkıyor, Bay Sessizlik, Nezleli Karga, Yaşlılık Günlüğü, Gandhi ya da Hint Kirazının Gölgesinde, Gece Mavisi, Papağanname, Yanlış Parmak

Roman: Dört Köşeli İnsan

İnceleme: Fransız Resminde İzlenimcilik, Goethe

CEMİL MERİÇ (1916-1987)

*Yazar ve mütercim. 12 Aralık 1916’da Hatay Reyhanlı’da doğdu.

*1955’de gözlerindeki miyobunun artması sonucu görmez oldu, ama olağan üstü çalışma ve üretme temposu düşmedi.

*Cemil Meriç`in ilk yazısı Hatay`da Yeni Gün Gazetesi`nde çıktı. Sonra Yirminci Asır, Yeni İnsan, Türk Edebiyatı, Yeni Devir, Pınar, Doğuş ve Edebiyat dergilerinde yazılar yazdı. Hisar dergisinde “Fildisi Kuleden” başlığıyla sürekli denemeler yazdı.

*Meriç, gençlik yıllarında Fransızcadan tercümeye başladı. Hanore de Balzac ve Victor Hugo`dan yaptığı tercümelerle kuvvetli bir mütercim olduğunu gösterdi.

*Batı medeniyetinin temelini araştırdı. Dil meseleleri üzerinde önemle durdu. Dilin, bir milletin özü olduğunu savundu ve sansüre, anarşik edebiyata şiddetle çattı. Eserleri

İnceleme: Hind Edebiyatı, Saint Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist, Bu Ülke, Umrândan Uygarlığa, Bir Dünyanın Eşiğinde, Işık Doğudan Gelir, Kültürden İrfana

Deneme : Mağaradakiler, Bu Ülke

Günlük: Jurnal

Diğer Kitapları: Kırk Ambar, Bir Facianın Hikayesi, Sosyoloji Notları ve Konferanslar

SABAHATTİN EYÜBOĞLU

*Eyüboğlu 1930’lardan itibaren yazmaya başlamış, Hakimiyet-i Milliye ve Tan gibi gazetelerde, Kültür Haftası, İnsan, Varlık gibi dergilerde yazıları yayınlanmıştır.

*Kendi denemeleri ve ünlü Montaigne ve Ömer Hayyam çevirilerinin yanısıra Vedat Günyol ile birlikte birçok ünlü yazardan çeviriler yaptılar.

*Yeni Ufuklar dergisinde yazdı. Vedat Günyol’la Babeuf’tan çevirdikleri Devrim Yazıları toplatıldı.

*Sabahattin Eyüboğlu çok geniş bir konular alanı üzerinde yazılar yazmış, günümüzde de referans kabul edilen çeviriler gerçekleştirmiş, bu arada kısa metrajlı filmler de yapmıştır.

Deneme – inceleme:Avrupa Resminde Gerçeklik Duygusu, Fatih Albümüne Bakış, Mavi ve Kara, Yunus Emre’ye Selam, Yunus Emre, Sanat Üzerine Denemeler, Pir Sultan Abdal, Köy Enstitüleri Üzerine

 FALİH RIFKI ATAY (1894-1971)

*Fıkra, makale, anı, gezi ve sohbet türlerinde özlü yazılarıyla tanındı.

*Birinci dünya savaşına katıldı ve yazılarıyla kurtuluş savaşını destekledi.

*Falih Rıfkı, Atatürk devrimlerini koruma gibi toplumsal ve güncel konuları da kullanarak fikir ve siyaset hayatımıza batılılaşma çabalarına yön verdi.

*Eserlerinde yalın ve duru bir anlatım vardır.

*Cumhuriyetten sonra oluşan Türk seyahat edebiyatının oluşmasında önemli  bir rolü vardır.

*Gazetecidir, birçok gazetede çalışmıştır.

Gezi: Denizaşırı, Yeni Rusya, Bizim Akdeniz, Tuna Kıyıları,Yolcu Defteri

 

Anı: Ateş ve Güneş, Zeytindağı, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, Çankaya

Fıkra: Eski Saat, Akşam

NOT: Politikayla ilgili makale, anı ve hatıralarını topladığı Niçin Kurtulmamak, Batış Yılları, Çile gibi eserlerinin yanında “roman” adlı bir denemesi vardır

 İSMAİL HABİB SEVÜK

*Tezatların şaşırtıcı havasından , ilginç kıyaslamalardan, orijinal buluşlardan, geniş tarih kültüründen beslenen anlatımı ile gezi türününde ilk güzel örneklerini verdi.

“Tuna’dan Batı’ya ,1935” ve “Yurttan yazılar,1943” . Onun bir büyük çalışması da Batı kültür ve sanatını oluşturan şair ve yazarların yaşamlarını ve sanatlarını ,Türk edebiyatı ile kıyaslayarak anlattiyatı ve Biz”adlı iki büyük ciltlik eseri oldu.Atatürk’le ilgili anılarını “O Zamanlar,1936” Atatürk’ün kişiliğini ve devrimlerini değerlendiren yazılarını da “Atatürk için 1939” adlı eserinde topladı.Bilgi ile sanatı ustaca kaynaştıran bir yazar olarak ün yaptı.

Eserleri: Dil Davası, Türk Tecettüt Edebiyatı Tarihi, Edebi Yeniliğimiz, Tanzimattan Beri, Tuna’dan Batı’ya, O Zamanlar, Atatürk İçin, Avrupa Edebiyatı ve Biz, Edebiyat Bilgileri, Yurttan Yazılar, Türk Güreşi, Mevlana, Yunus Emre, Yurttan Yazılar, Carablus Köprüsü

RUŞEN EŞREF ÜNAYDIN (1892-1959)

*Diyorlar ki, Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal’le Mülakat, Geçmiş Günler, Ayrıntılar, Damla Damla, Boğaziçi Yakında, Atatürk’ün Hastalığı

 ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR (1897-1976)

*Kadro dergisinin yazı kurulunda yer alan Şevket Süreyya, bu dönemdeki siyasal ve ekonomik görüşlerini İnkılap ve Kadro adlı kitabında dile getirdi.

*Toprak Uyanırsa adlı romanında bir Anadolu köyünün bir aydının öncülüğüyle kalkınması hikaye ediliyordu.

*Tek Adam Mustafa Kemal, İkinci Adam İsmet İnönü’nün hayat hikayesi Menderes’in dramı

*Makedonya’dan, Orta Asya ya Enver Paşa adlı biyografi eserleri, kahramanlarının ayrıntılı hayat hikayeleriyle birlikte Birinci Meşrutiyetten günümüze kadar Türk toplumunun geçirdiği değişmeleri ve yaşanan olayları dile getirir.

*Cumhuriyet gazetesinde makaleleri düzenli olarak yayımlanan Aydemir, İhtilalın Mantığı adlı eserinde, toplumda yapı değişikliklerini, Türkiye’deki devrim ve ihtilal hareketlerini inceler.

Eserleri: Tek Adam, İkinci Adam, Makedonya’dan Ortaasya’ya Enver Paşa, Suyu Arayan Adam, Menderes’in Dramı, İnkılap ve Kadro, Lenin ve Leninizm, Cihan İktisiyadında Türkiye, İktisad Mücadelesinde Köy Muallimi (makale) Halk İçin İktisad Bilgisi (makale) Türkiye Ekonomisi (inceleme-araştırma Ders Kitabı) Toprak Uyanırsa (roman) İhtilalın Mantığı (inceleme) Kahramanlar Doğmalıydı (roman) Kırmızı Mektuplar ve Son Yazılar (mektup – makale) Lider ve Demagog

ŞEVKET RADO

Rado Eserleri: Hayat Böyledir,Tatlı Dil, Aile Sohbetleri, Saadet Yolu, Eşref Saati, Ümit Dünyası,  50. yılında Sovyet Rusya, Amerikan Rüyası, Türk Matbaacılık Tarihi, Türk Hattatları

]]>
Deneme Türü ve Özellikleri https://dersimizedebiyat.org/deneme-turu-ve-ozellikleri-2.html Sun, 05 Jan 2014 17:15:17 +0000 http://edebiyatogretmeniyiz.com/?p=8454 DÜZYAZI TÜRLERİ

Deneme

Bir insanın herhangi bir konuda içini dökmek, paylaşmak amaçlı kesin hükümlere varmadan samimi bir üslupla yazdığı yazılara deneme denir.

Deneme tür ve üslup olarak pek çok türe yaklaşır. Bu yüzden de yazılması en zor olan türlerdendir. Belki de adı bu yüzden denemedir. Deneme yazarken paylaşımcı ve samimi bir üslup kullanırken sohbete, düşünmemizi ortaya koyarken fıkraya, duygularımızı ortaya koyarken eleştiriye yaklaşma riski her zaman vardır.

Deneme yazarı, olay, olgu, durum ve eşyalarda sıradan insanların -eskilerin ifadesiyle- ülfet ve ünsiyet perdesiyle göremediği, farkına varamadığı ayrıntıları, dikkat etmediği hususları, incelikleri, güzellikleri, harikaları, olağanın altında yatan olağanüstülükleri görebilen, hissedebilen, düşüncesiyle ve deneyimleriyle onları okuyucular için ilginç görülebilecek şekilde yazıya dökebilen insandır. Sıradan insanın “baktığı” şeyi deneme yazarı “görür”.

Deneme dilinde çeşitli bilim, felsefe ve sanat dallarına ait terimlere yer vermekten ziyade, halk çoğunluğunun ortak günlük konuşma dilinin düşünce diline dönüştürülmesi çabası hâkimdir. Denemede bilimsel yazılardaki kuruluk ve şematiklik bulunmaz. Düşünce şiirsel, akıcı, samimî bir üslûpla sunulur. Bu bakımdan deneme yazılarının geniş halk yığınlarınca kolayca ve rahatlıkla okunabilme özelliği vardır.

Deneme yazarı yazısını yazarken, bir anlamda kendi kendisiyle diyalog içindedir. Kendi zihinsel âleminde düşünce temrinleri yapar. Felsefî metinlerde filozof, yazısında kendince sistemini kurduğu felsefî bir anlayışa, sistematik felsefî bir dünya görüşüne bağlı olarak düşüncelerini ortaya koyar. Ortaya koyduğu her metin, kendi felsefî bakış açısının birer açılımı, ayrıntısı mahiyetindedir. Ancak denemede böyle sistematik bir düşünceye bağımlılık zorunluluğu yoktur.

Denemecinin yazısında ileri sürdüğü düşünce, herhangi bir felsefe ekolüyle ilintili olmayabilir. Ancak filozof yazısında kurduğu ekole bağlı düşünce üretme çabası içindedir.

Bu türün en büyük ustası Montaigne kitabının önsözünde özetle şöyle demektedir: “Eğer mümkün olsaydı karşınıza anadan doğma çıkardım. Bu kitapta size asla bir şey kanıtlama iddiam yoktur. Elimden geldiğince size beni anlattım. Bana hak vermenizi ya da yargılamanızı istemiyorum” buradan da anlaşıldığına göre denemeler iddialı olmayan, ispat kaygısı taşımayan; temel anlamda insan doğallığına dayanan eserlerdir.

MontaigneDeneme, Avrupa edebiyatında Fransız Montaigne ile başladı. Türk edebiyatında ise Tanzimat sonrasında özellikle de Servet-i Fünûn döneminde karşımıza çıkar. Ancak asıl gelişmesini Cumhuriyet döneminde gerçekleştirir. Günümüzde deneme en sevilen türlerden biridir.

Eskiden denemeye verilen “muhasebe” ismi, onun konusu hakkında bir ipucu vermektedir. Çünkü denemeler toplumsal konulardan daha çok kişisel: konulara, soyut dünyalara ve iç hesaplaşmalara daha yakındır. Bu yönüyle fıkra türünden ayrılır. Fıkralar toplumsal konulara kişisel yaklaşımlar getirirken deneme iç dünyanın samimi itirafı gibidir.

Denemeye özgü bir konu türü yoktur. Özgürce seçilen bir konuda, yazarın kendi kendiyle konuşma havası içinde yazdığı yazı türüdür. Yazının konusu yazarın o anda aklına geliveren bir konu görünümündedir. Öğretici ve düşünsel yanı da vardır.

Denemenin belirleyici özellikleri:

 • Makale gibi düşünsel plânla yazılır. Fakat makaleden kısa yazılardır.

 • Yazar anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir. Bilimselden çok kişisel görüşünü açıklar, okuyucusunu kendisi gibi düşündürme kaygısı yoktur.

 • Günübirlik yazılardır, en beğenileni bile birkaç gün sonra unutulur.

Serbest düşüncenin ifade alanı ve nesrin bir türü olarak deneme, yazarın gözlemlediği ya da yaşadığı olay, olgu, durum ve izlediği objelerle ya da herhangi bir kavramla ilgili izlenimlerinin herhangi bir plâna bağlı kalmayarak, deliller getirip kanıtlama yoluna gerek duymadan ve kesin hükümler vermeden, tamamen kişisel görüşüyle serbestçe yazıya döktüğü birkaç sayfayı geçmeyen kısa metinlere denir.

Deneme, derin düşünceden çok, kişinin kendi dışındaki nesnelerle herhangi bir konuda gerçek ya da hayalî olarak girdiği diyalogun ürünüdür.

Deneme yazarı, olay, olgu, durum ve eşyalarda sıradan insanların eskilerin ifadesiyle ülfet ve ünsiyet perdesiyle göremediği, farkına varamadığı ayrıntıları, dikkat etmediği hususları, incelikleri, güzellikleri, harikaları, olağanın altında yatan olağanüstülükleri görebilen, hissedebilen, düşüncesiyle ve deneyimleriyle onları okuyucular için ilginç görülebilecek şekilde yazıya dökebilen insandır. Sıradan insanın “baktığı” şeyi deneme yazarı “görür”.

Deneme dilinde çeşitli bilim, felsefe ve sanat dallarına ait terimlere yer vermekten ziyade, halk çoğunluğunun ortak günlük konuşma dilinin düşünce diline dönüştürülmesi çabası hâkimdir. Denemede bilimsel yazılardaki kuruluk ve şematiklik bulunmaz. Düşünce şiirsel, akıcı, samimî bir üslûpla sunulur. Bu bakımdan deneme yazılarının geniş halk yığınlarınca kolayca ve rahatlıkla okunabilme özelliği vardır. Deneme yazarı yazısını yazarken, bir anlamda kendi kendisiyle diyalog içindedir. Kendi zihinsel âleminde düşünce temrinleri yapar.

Felsefî metinlerde filozof, yazısında kendince sistemini kurduğu felsefî bir anlayışa, sistematik felsefî bir dünya görüşüne bağlı olarak düşüncelerini ortaya koyar. Ortaya koyduğu her metin, kendi felsefî bakış açısının birer açılımı, ayrıntısı mahiyetindedir. Ancak denemede böyle sistematik bir düşünceye bağımlılık zorunluluğu yoktur. Denemecinin yazısında ileri sürdüğü düşünce, herhangi bir felsefe ekolüyle ilintili olmayabilir. Ancak filozof yazısında kurduğu ekole bağlı düşünce üretme çabası içindedir.

Klâsik Türk edebiyatındaki münşeât mecmualarındaki yazılar ve Kâtip Çelebi (16091657) gibi yazarlar bir tarafa bırakılırsa, modern anlamda deneme türü, Türk edebiyatında asıl olarak gazete ile birlikte ortaya çıkmaya başlamıştır. İlk özel gazete Tercümanı Ahval (1860)’in yayın hayatına başlamasından itibaren gazetelerde çıkan değişik yazılar, zamanla ayrı bir tür olan deneme için dil, anlatım ve yaklaşım bakımından zemin oluşturmuşlardır. Tanzimat’tan itibaren bir süre gazete ve dergilerde “musâhabe” üst başlığı altında deneme benzeri yazılar kaleme alınmıştır.

Türk edebiyatında deneme türünde pek çok ürün verilmiştir. Bu tür içine koyabileceğimiz ürünler, genellikle değişik zamanlarda çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış yazıların bir araya getirilip kitaplaşmış şekilleridir. Bu eserlerde yer alan yazıların bir kısmı, inceleme, eleştiri yazısı olarak da görülebilir. Bunun yanında bir kitapta yer alan yazıların bir kısmı edebiyat, bir kısmı tarih, bir kısmı felsefe, bir kısmı başka konularda olabilmektedir. O bakımdan deneme türü için çok kesin sınıflandırma ve sınırlandırmalar yapılamamaktadır.

Türk edebiyatında ilk deneme kitapları arasında Ahmet Haşim’in Bize Göre , Gurebahanei Laklakan; Ahmet Rasim’in pek çok yazısı; Mahmut Sadık’ın Takvimden Yapraklar ; Refik Halit Karay’ın Bir Avuç Saçma, Bir İçim Su , İlk Adım , Üç Nesil Üç Hayat , Makyajlı Kadın , Tanrıya Şikâyet ; Falih Rıfkı Atay’ın Eski Saat, Niçin Kurtulmak , Çile , İnanç , Pazar Konuşmaları , Kurtuluş , Bayrak  gibi kitaplarını saymak mümkündür.

]]>