Âşık Edebiyatı Nazım Şekilleri Nelerdir?

Âşık Edebiyatı Nazım Şekilleri

Koşma: Hece ölçüsünün 11’li kalıbıyla oluşturulan bu şiirlerde aşk, ayrılık, gurbet, sevgi, doğa, yiğitlik gibi konular işlenir. Genellikle 3-5 dörtlükten olu­şur ancak daha fazla dörtlükten oluşanları da vardır. Kafiye düzeni “abab, cccb, dddb…” şeklindedir. Son dörtlükte şairin mahlası (takma adı) bulunur. Konularına göre “güzelleme, koçaklama, ağıt, taşlama” adlı türleri vardır.

Semai: Konuları ve uyak düzeni koşma ile aynıdır. 81i hece ölçüsüyle söy­lenen bu şiirler 3-5 dörtlükten oluşur.

Varsağı: Çok yaygın olmayan bir şiir biçimdir. İlk olarak Toroslar’da yaşa­yan Varsak boyundan ozanlar tarafından kullanılmıştır. 81i hece ölçüsüyle söylenen bu şiirlerde “bre, behey, hey, aman” ünlemleri sıklıkla kullanılır. Ha­yattan ve talihten şikâyet gibi konular işlenir.

Destan: Hece ölçüsünün 11’li kalıbıyla söylenir. Uyak düzeni koşma ile ay­nıdır. Göç, kıtlık, savaş, hastalık gibi toplumsal konular işlendiği gibi bireysel konuların işlendiği destanlar da vardır. Dörtlük sayısında sınırlama yoktur. Yapısal yönden koşmayla aynı olan destan, konusu, dörtlük sayısı, anlatım ve ezgisiyle koşmadan ayrılır.

KOŞMA

Karacaoğlan

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var

Vitir şu gönülden ileği yitir
Cehd eyle elini yoksula yetir
Bana derler gam yükünü sen götür
Benim yük götürür dermanım mı var

Dirilirler dirilirler gelirler
Huzuri mah
şerde divan dururlar
Harami var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Karac’oğlan derki ismim överler
Ağu oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever deyi isnad ederler
Benim Haktan özge sevdiğim mi var 

SEMAİ
Gevheri

Ey benim nazlı cananım
Severim kimseler bilmez
Bir iştir geldi başıma
Çekerim kimseler bilmez

 

Bak şu kalbimin işine
Saldı sevdayı başıma
Gece gün aşk ateşine
Yanarım kimseler bilmez

 

Varın söylen şu hayına
Girmesin benim kanıma
Bir ateş düştü canıma
Tüterim kimseler bilmez

 

Gevheri ümidim Hak’tan
Yandı bu bağrım firaktan
Ey efendim derd-i aşktan
Ölürüm kimseler bilmez