9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa – 235 (Yeni Müfredat-Yeni Kitap)(2017-2018) | Dersimiz Edebiyat
Loading Posts...

9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı MEB Kitabı Etkinlik Cevapları Sayfa – 235 (Yeni Müfredat-Yeni Kitap)(2017-2018)

ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI

1-5. soruları Falih Rıfkı Atay adlı aşağıdaki metne göre cevaplayınız.

 

Falih Rıfkı Atay

(1894 İstanbul – 20 Mart 1971 İstanbul)

Falih Rıfkı Atay, İstanbul’da doğdu. Bir din adamı olan babası Hoca Hilmi Efendi, onu küçük yaşlarda

evlerinin bitişiğindeki sübyan mektebine gönderir. Bu okulda fazla kalamayan Falih Rıfkı, bir kadın

hoca ile zenci kalfanın idare ettiği bir başka sübyan mektebine başlar. Daha sonra babası Hilmi Efendi tarafından, Koğacılar’daki Rehber-i Tahsil Mektebi’ne verilir. İlk ve orta tahsilini burada tamamlar. Bu okul, -Falih Rıfkı’nın daha sonraları yazdığı hatıra ve sohbetlerinden anlaşıldığına göre- onda tarihe karşı büyük bir ilginin uyanmasına sebep olmuştur. O, çok sevdiği hocası Hayrî Bey sayesinde, o dönemde İstanbul’un en önemli okullarından biri olan Mercan İdadisi’nde lise tahsilini yapar. Bu okulun müdürü devrin ünlü fikir adamı ve yazarı Hüseyin Cahit Yalçın’dır.

Falih Rıfkı’nın edebiyata olan ilgisi bu okulda başlar. Onun buradaki edebiyat hocası Celâl Sahir Erozan’dır. Yazı hayatına da bu okulda başlayan Fatih Rıfkı, küçük küçük manzumeler ve nesir parçaları kaleme alır. Ziya Paşa, Namık Kemâl ve Hâmid’in şiirlerini okumakta, bunları, manalarını bilmeden ezberlemektedir. Falih Rıfkı, ilk yazısını Faik Sabrî’nin çıkardığı Çocuklara Mahsus Gazete’ye gönderir; fakat, yazının yayımlanmasını boşuna bekler. Mercan İdadisi’nde Orhan Seyfî ile tanışır, Tevfik Fikret’in şiirlerine ilgi duyar. Böylece eski edebiyata ait gazel ve inşa yolunu tamamen terk eder.

 

(…)

Falih Rıfkı, 20 Eylül 1918’de Kâzım Şinasî Dersan, Necmettin Sadak ve Ali Naci Karacan ile, Akşam

gazetesini çıkarmaya başlar. Babasından kalan evini satarak bu gazeteye ortak olur. Burada “Günün

Fıkraları” adı altında yazıları çıkar. Millî edebiyat döneminin başlamasıyla, Türkçülük ve Türkçecilik cereyanlarının etkisine giren yazar, kalemini bu uğurda kullanmaya başlar.

Falih Rıfkı, 10 Eylül 1922 tarihinde Anadolu’ya geçer. Millî Mücadele hareketini Tanin ve Hakimiyet-

i Milliye gazetesinde çıkan yazılarıyla desteklemeye devam eder. O, Kurtuluş Savaşı sıralarında, Yunan ordusunun geri çekilirken yapmış olduğu zulmü incelemek için kurulan Tetkik-i Mezalim Heyeti üyeleri arasındadır. Buradaki müşahedelerini, Halide Edip ve Yakup Kadri’ye ait yazıların da

bulunduğu İzmir’den Bursa’ya adlı kitapta toplamıştır.

(…)

 

Falih Rıfkı Atay, 20 Mart 1971’de İstanbul’da öldü. Mezarı Zincirlikuyu’dadır.

 

Eserleri:

Hatırât: Ateş ve Güneş (1918), Zeytindağı (1932), Atatürk’ün Bana Anlattıkları (1955), Mustafa Kemâl’in Mütareke Defteri (1955), Batış Yılları (1963), Atatürk Ne idi (1968).

 

Seyahat: Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (1930), Moskova-Roma (1932), Bizim

Akdeniz (1934), Tuna Kıyıları (1938), Hint (1944), Yolcu Defteri (1946), Gezerek Gördüklerim (1970).

 

Fıkra: Eski Saat (1933), Niçin Kurtulmadık (1953), Çile (1955), İnanç (1965).

 

İnceleme: Başveren İnkılâpçı (1954), Çankaya (1969) Atatürkçülük Nedir (1966).

 

Sohbet: Kurtuluş (1966), Pazar Konuşmaları(1966).

 

Roman: Roman (1932).

 

Diğer Kitapları: Babamız Atatürk (1955), Bayrak (1970).

Büyük Türk Klâsikleri

Yükleniyor...