11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyat dersinin 2.Ünite 1923-1940 Arası Hikaye / 1940-1960 Arası Hikaye konularından online test olarak sizlere 13 tane soru hazırladık. Başarılar Dilerim.
11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı-2.Ünite 1923-1940 Arası Hikaye / 1940-1960 Arası Hikaye-1
Tebrikler - 11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı-2.Ünite 1923-1940 Arası Hikaye / 1940-1960 Arası Hikaye-1 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.
Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.
Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%
Soru 1 |
Öykülerinin önemli bir bölümünde işlediği konulara uygun olarak ağaların, jandarmanın ve zaman zaman yöneticilerin baskısı altında ezilen yoksul köylüler ön plandadır. Köylülerle birlikte ezilen kişiler olarak işçiler ve düşkün kadınlar, halktan kopuk, öğretmen, mühendis, doktor, kaymakam... gibi aydınlar ve değişik suçlardan cezaevine düşmüş suçlular öykülerinin kişilerini oluşturur.
Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Sabahattin Ali | |
Necip Fazıl Kısakürek | |
Tarık Buğra | |
Selim İleri | |
Sait Faik |
Soru 2 |
Olay hikâyeciliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Kahramanlar ve çevrenin tasvirine yer verilir. | |
Olay akışı okuyucunun hayal gücüne bırakılmıştır. | |
Bir fikir verilmeye çalışılır, okuyucuda merak ve heyecan uyandırılır. | |
Bu tür, Fransız yazar Guy de Maupassant tarafından yaygınlaştırıldığı için "Maupassant Tarzı hikâye" de denir | |
Bir olayı ele alarak, neden-sonuç plânıyla anlatıp bir sonuca bağlayan hikâyelerdir. |
Soru 3 |
I. İç monolog ve bilinç akışı tekniğine başvurma
II. Neden-sonuç ilişkisini önemsememe
III. Kurgusal bütünlüğe yer vermeme
Yukarıda verilen özellikler aşağıdaki hikâye yönelişlerinin hangisiyle ilgilidir?
Realist hikâye anlayışını benimseyen | |
Toplumcu gerçekçi | |
Modernizmi benimseyen | |
Dini ve millî anlayışları benimseyen | |
Bireyin iç dünyasını ele alan |
Soru 4 |
Aşağıdakilerden hangisi 1940-1960 yılları arasında dinî ve millî duyarlığı benimseyen hikâyecilerin özelliklerinden biri değildir?
Modernizmin etkilerine karşı çıkmış, yerli ve millî bir sanatı savunmuşlardır. | |
Hikâyelerinde geleneksel kaynaklara, yerli mitolojik unsurlara, masal ve efsane motiflerine göndermeler yapılmışlardır. | |
Dinin ve geleneksel ahlakın düsturlarını yücelten bir anlayış benimsemişlerdir. | |
Yeni anlatım tekniklerini kullanmışlar, yapıtlarındaki kurgusal bütünlüğü yok saymışlardır. | |
Duygu ve sezgi gibi kavramlara önem vermişlerdir. |
Soru 5 |
Aşağıdakilerden hangisi 1940 -1960 yılları arasında yapıt veren toplumcu gerçekçi hikâye yazarları arasında gösterilemez?
Samim Kocagöz | |
Talip Apaydın | |
Muzaffer İzgü | |
Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Mahmut Makal |
Soru 6 |
1940-1960 Dönemi hikâyeciliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Yazarlar, hikâyelerinde kişiliklerini gizlememiş, dünya görüşleri doğrultusunda çıkarımlar yapmışlardır. | |
Hikâye bağımsız bir tür olarak görülmüş, yalnızca hikâye yazan sanatçılar ortaya çıkmıştır. | |
Yapıtlarda özellikle 1950'den sonra köy gerçekliğini dile getirme önem kazanmıştır. | |
Toplumcu gerçekçi bir yaklaşım benimseme, bireyin iç dünyasını ele alma, modernizme bağlılık ve dinî duyarlıkları dile getirme bu dönem hikâyelerde görülen yönelişlerdir. | |
Hikâye dili sadeleşmiştir. |
Soru 7 |
Aşağıdakilerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
Edebiyatımızda ilk hikâyeleri Şinasi yazmış ve kendi çıkardığı Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika biçiminde yayımlamıştır. | |
İlk hikâyelerde geleneksel anlatı türlerinin hem biçim hem de içerik olarak büyük bir etkisi vardır. | |
İlk yazılan hikâyelerde romantizm akımının etkisinde kalınmıştır. | |
İlk hikâyeler teknik açıdan başarılı değildir, amaç halkı eğitmek olduğundan yazarlar olay akışını durdurarak akışa müdahale etmiştir. | |
Hikâye türü edebiyatımıza Tanzimat Dönemi'nde girmiştir. |
Soru 8 |
Edebiyatımızda durum hikâyesinin önemli temsilcileri aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?
Sait Faik Abasıyanık - Yakup Kadri Karaosmanoğlu | |
Orhan Kemal - Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Sait Faik Abasıyanık - Memduh Şevket Esendal | |
Ömer Seyfettin - Sabahattin Ali | |
Reşat Nuri Güntekin - Halide Edip Adıvar |
Soru 9 |
Batılı anlamda ilk gerçekçi hikâye ve yazarı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Muhsin Bey - Recaizade Mahmut Ekrem | |
Küçük Şeyler - Samipaşazade Sezai | |
Kıssadan Hisse - Ahmet Mithat Efendi | |
Hasba - Nabizade Nazım | |
Müsâmeretnâme - Emin Nihat Bey |
Soru 10 |
Aşağıdakilerden hangisi modernizmi esas alan hikâyelerin özelliklerinden biri değildir?
Varoluşçuluğun etkisiyle eserlerde özellikle aydınların ruhsal bunalımları işlenir. | |
Kişilerin iç dünyalarını romanlara katma ve “dün-bugün-yarın”dan oluşan zaman zincirini kırma hedeflenir. | |
Karakterlerin anılarını ve bilgilerini okuyucuya aktarabilmek için bilinç akışı, iç konuşma ve iç diyalog gibi teknikler kullanılır. | |
Serüvene dayalı hareketli bir olay, nedensellik bağlarına dikkat edilerek anlatılır. | |
Tema olarak bireyin bunalımları ve toplumla çatışmaları anlatılır. |
Soru 11 |
I. Birey kavramından yola çıkarak bireysel çözümlemeler yapmışlardır.
II. Bireyin bunalım, sıkıntı, yabancılaşma ve yalnızlıklarını ele almışlardır.
III. Bireydeki psikolojik unsurların birey üzerindeki etkilerini anlatmışlardır.
IV. Psikoloji ve psikiyatriden faydalanmışlar; çağrışımlara açık, sanatlı bir dille ruh tahlillerine çözümlemelerine yer vermişlerdir.
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi yukarıda verilen hikâye anlayışına bağlı yapıtlar vermiştir?
Orhan Hançerlioğlu | |
Halikarnas Balıkçısı | |
Fakir Baykurt | |
Refik Halit Karay | |
Ahmet Hamdi Tanpınar |
Soru 12 |
— Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar, Leyla ile Mecnun, Olağan İşler adlarını taşıyan hikâyelerinin dördü Cumhuriyet Dönemi'nde yayımlanmıştır. Romanlarında Anadolu ile ilgili sorunlara genişçe yer veren yazar, hikâyelerinde daha çok evlilikle ilgili konuları ele almış, bunun yanı sıra, meslek sahibi kadınların durumu, modern yaşayışın yanlış anlaşılması, dinin kötüye kullanılması, çocukların ve gençlerin eğitimi, geçim sıkıntısı... gibi konulara değinmiştir. Hikâyelerin dikkat çeken bir yanı, genellikle karşılıklı konuşmalarla düzenlenmiş olmasıdır. Çoğunlukla İstanbul'da geçen öykülerinde, duygusallık ağır bastığı gibi yer yer de gülmece de yer alır.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Halide Edip Adıvar'ın | |
Selahattin Enis'in | |
Reşat Nuri Güntekin'in | |
Ercüment Ekrem Talu'nun | |
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun |
Soru 13 |
Aşağıdakilerden hangisi 1923-1940 arası hikâye yazarlarından biri değildir?
Ahmet Hamdi Tanpınar | |
Halide Edip Adıvar | |
Sadri Ertem | |
Reşat Nuri Güntekin | |
Adalet Ağaoğlu |